GÜZEL DE SENSİN ÇİRKİN DE
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:01
Bu yazar her romanında çıtayı arşa çıkarıyor . Daha iyisi olamaz diyorum daha iyisini yazıyor . Son sayfaya kadar ters köşeler bitmiyor . Heyecan , gizem , merak hep dolu dolu oluyor . Yazarımız güvenilmez anlatıcı tekniğini kullanmış ve sırayla karakterler anlatıyor bazen geçmişe gidiyor bazen şimdiye geliyorsunuz. Kitabın yarısına kadar “masum” olduğunu düşündüğünüz ve üzüldüğünüz karakter bambaşka biri çıkıyor .Hiçbir insanın aslında tamamen iyi ya da tamamen kötü olmadığını herkesin olayları ‘kendi penceresinden ‘ anlattığını ince ince işlemiş yazar . Şu cümleler çok çok hoşuma gitmişti okurken : Hayat hem güzel hem de çirkin, bizim de madalyonun iki yüzüyle birden yaşamayı ve karanlıktaki ışığı görmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Dünya Güzel Çirkin, ilişkiler Güzel Çirkin, insanlar Güzel Çirkin. Bunu anlamak hayatı yaşamayı kolaylaştırıyor . Ayrıca romanda erkek egemen dünya ve erkekler tarafından hayatı mahvedilmiş kadınlara da değinilmiş . İhanet , takıntılı sevgi , terkedilme , aile kavramının önemi , ölüm , yas , suç ve pişmanlık , hayattaki önceliklerimiz sıkmadan düşündürerek aktarılmış . Tam kitabın sonu istediğim gibi bitmedi derken bir ters köşe daha yaparak son kez sarstı beni :) Bu yazara ve kitaplarına bayılıyorum . Okuyun okutturun
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,940 okunma
Puan vermedi·
Kitabı bitirmek için okuyorum 1.cilt hala bitmedi sonlara yaklastım. Başı güzeldi rahip öldükten sonra intikam okuyacağım derken hiç anlamadığım iki karakter girdi kitaba. Bu kısımları spoiler vermeden açıklayacak biri var mı yoksa ikinci cildi okuyamayacağım bu gidişle çünkü çok sıkıcı
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·
Merhabalar, İlk kez bir anı okuyorum.Başlarda biraz zorlandım ama ilerledikçe biraz alıştım. 2 -3 er sayfalık anılardan oluşuyor kitap.Bence biraz genel kültür gerekiyor tam anlamak için. Nazan Bekiroğlu, bir anısında sevdiği kitapları, yazarları, diğer anısında şairleri, ressamlardan, farklı ülkelerden vb.. bir çok şeyden azar azar bahsediyor ama.Tabi bilmediğimiz çok şey ç.ıkıyor karşımıza.Arada google dan bakmak gerekiyor .Bence derin bir kitap.Güzel aslında, çok dolu bir kitap. Henüz bitmedi, bitince yorumu tamamlarım. Nar Ağacı isimi kitabını çok beğenmiştim
Kelime DefteriNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,613 okunma
Tanpınar’a bunu neden yaptın Murat’cım :)))
7/10
·376 syf.·
2026 69. kitabı
Evet Murat’cığım, şimdi sana ne demeliyim bilemedim :))) Sen git edebiyatın duayeni Ahmet Hamdi Tanpınar’ı şekilden şekile sok, adama bin türlü eziyet çektir, sonra da gelip benden alkış bekle! Adam bugün yaşasaydı sana ne derdi, doğrusu çok merak ediyorum. Bu arada kitabını okurken Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bütün fotoğraflarını inceledim. Dediğin gibi bayağı yakışıklı adammış. Sen o naif ruhlu, zarif parmaklı, zehir gibi çalışan zihne sahip adamı nelere bulaştırdın böyle? Adamı al, hiç olmayacak bir aşk üçgeninin içine sok; kafasını karıştır. Yetmezmiş gibi katil yap, hapse attır. “Bu da az oldu” deyip ölen Bahtiyar’ın ruhunu musallat et. Bitti mi? Yoo, kesinlikle bitmedi! Bu kadarla yetinmeyip eğitim seviyesi tavan yapmış dört asker komando ile boks dövüşüne çıkar. Adamın parmakları yazmak için yaratılmış be adam! :))) Senin nasıl bir hayal dünyan var böyle? Her neyse, bu benim seninle tanışma kitabımdı Murat’cığım. Ama mümkünse bir daha bir araya gelmeyelim lütfen. Hadi ben kaçar. Sevgiler :)
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026735 okunma
İvan Fyodoroviç Karamazov hakkında...
10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 02:30
İnsan yalnızca düşünerek yaşayabilir mi? Kitap bitti ama İvan bitmedi, benimle birlikte düşünmeye devam ediyor. Ruhum, aklım ona kapılmış durumda. İvan Karamazov sadece bir karakter değil, fikirdir. Onun asıl hayatı dışarıda değil, içeridedir. Bazı insanlar dünyayla kavga eder; Ivan daha çok kendi zihniyle kavga eden biridir. Onun trajedisini en çok İvan Fyodorovicin kabusu, Şeytan bölümünde anlarız. İvan hayatı boyunca akla ve mantığa güvenmeye çalışan bir karakter. Ama bu bölümde aklı, ona huzur getirmek yerine onu parçalamaya başlıyor. İvan'ın trajedisi şurada yatıyor, vicdanı bir ateistinki gibi rahat değil çünkü sanki inanmak için kendini ikna etmeye çalışıyor ama ikna olamıyor. İnanmamak onu mutlu etmiyor. Ivan'ın zekâsı olağanüstü ama roman boyunca bazen o zekânın kendisine karşı döndüğünü görüyoruz. Şeytan figürü ise Ivan'ın zihninin en uç noktaya ulaşmış hâlidir. Onun sorunu ölüm korkusu ya da varoluşsal sancılar değildir, adaletsizliğin ve acının var olduğu bir dünyada nasıl yaşayacağını bilememesidir. O yüzden onun çektiği şey sadece entellektüel bir merak ya da düşünme şekli değil, gerçek bir ıstıraptır. Romanın asıl trajik karakteri Ivan Karamazovdur. Onun trajedisi, zihninin kabul ettiği şeylerle vicdanının kabul ettiği şeylerin farklı olmasıdır. Smerdyakov ile olan son konuşmaları bu yüzden çok sarsıcıdır. Ivan'ın bütün roman boyunca kaçmaya çalıştığı sorumluluk meselesi sonunda gelip onu bulur. Romanın sonunda en ağır yükü Dimitri değil, İvan taşıyordur. İvan'ın ızdırabı sorularına cevap bulamamaktan gelmiyor, hiçbir kolay cevaba razı olamamasından geliyor. Öyle dürüst bir zihni varki kendisini rahatlatacak bir yanıltmaya varamıyor, bu da onu huzursuzluğa mahkûm ediyor. İvan Karamazovun korkak bir düşünür olmaması onu daha da hayran olunur
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
Bay C. Hâlâ Bir Yerlerde Yürüyor
Puan vermedi·192 syf.·
2026 9. kitabı
Merhaba 1000Kitap, Kitabı bitirdikten sonra hikâyeden çok Bay C.’yi düşündüm. Açıkçası onu çok sevdim diyemem ama sevmedim de diyemem. Bazen hak verdim, bazen sinirlendim, bazen de kendimi ona yakın hissettim. Sürekli bir şeylerin peşinde ama neyin peşinde olduğunu kendisi de tam bilmiyor gibi. İnsanlarla tanışıyor, konuşuyor, yakınlaşıyor ama hiçbir şey onu gerçekten tatmin etmiyor. Bir noktadan sonra insanın içinden “Abi sen ne istiyorsun, ne arıyorsun?” diye sormak geliyor. Belki de onu ilginç yapan şey tam olarak bu. Çünkü aslında aradığı şeyin ne olduğunu o da bilmiyor gibi. Bu yüzden hiçbir yerde uzun süre kalamıyor, hiçbir insana tam olarak yaklaşamıyor. Yusuf Atılgan’ın en sevdiğim yanı Bay C.’yi olduğu gibi anlatması oldu. Onu ne kahramanlaştırıyor ne de eleştiriyor. Kusurlarıyla, çelişkileriyle, kararsızlıklarıyla önümüze bırakıyor. Ne düşünüyorsanız düşünün der gibi. Bu yüzden okurken bir roman karakteri değil de gerçekten yaşamış bir insanı tanıyormuş gibi hissettim. Kitapta öyle büyük olaylar, şaşırtıcı gelişmeler yok ama Bay C.’nin düşünceleri ve dünyaya bakışı sarıyor insanı. Bir de kitabın sonunda içimde kalan o his var… Sanki hikâye bitmedi. Ben son sayfayı okudum ama Bay C. hayatına devam etti. Şu an bile gözümün önüne getirince onu bir kaldırımda yürürken hayal edebiliyorum. İnsanları izliyor, yine kafasında bir şeyleri sorguluyor, yine bir şeylerin peşinden gidiyor gibi. Benim için Aylak Adam, yalnızlık ve arayış üzerine yazılmış en etkileyici Türk romanlarından biri oldu. Bay C.’yi sevmek zorunda değilsiniz ama onu unutmanız da pek kolay değil.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma