guwen

guwen
@biyeflie
sağlıklı kibir yeni bir varoluş yaratır.
Puan vermedi·
bence, muad'dib o kadar da güçlü bir psikolojiye sahip değildi. yani güçlüydü tabii ki, ana kahraman sonuçta, ama yine de zayıf yönü vardı; bu onu güçsüz kılıyordu, ki bir tane olması bile onun için yeterince savunmasız bir durumdu. bahsettiğim şey şu: eğer içtenlikle sevdiği biri olmasaydı şu an II. Leto değil Muad'dib hayatta olurdu ve ne Alia ne de II. Leto böyle şeylere kalkışamazdı. muad'dib'in yenilmez biri olduğunu düşünmüyorum ama en büyük hatası chani'yi gönülden sevmekti. chani'nin gönülçelen olmasıydı. tabii, insan bu, sevdiği olabilirdi fakat bu kadar büyük bir yükün altındayken ve kehanetlerinde gördüğü olası geleceği yürürlüğe koyabilecek kabileyete sahipken, bence sırf chani ile olabilmek adına kaçtı, korktu. en önemlisi korktu. kaybetmekten korktu. belki de korktuğu şey kaybetmek değil chani'nin ondan uzaklaşma ihtimaliydi. bu kadar elde edilmesi zor bir şeyi kaybetmeyi, bin yıllarca elinde tutabileceği bir geleceğe yeğledi. bu da muad'dib'i zayıf kıldı. kendini ilahlaştırdığı ve neredeyse herkesin gönlüne girmeyi başardığı bir konumdan sadece sevgi için vazgeçmesi de büyük bir şeydi ama yine de yapmasını beklemediğimi itiraf edeyim. yapmasına gerek yoktu ama yapmasaydı da ne evren bu kadar genişlerdi ne de bizi bu kadar hikayeye bağlayabilirdi. neyse, işte bu kadar. yanlış bile düşünüyor olabilirim, sonuçta nasıl verim aldığımıza göre değişiyor bu değerlendirmeler. romantize ettim, anlayın.
Dune ÇocuklarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20215,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
“asla ama asla, seni kimse benim kadar iyi anlamayacak. bu dünyada seni en iyi anlayacak kitap benim.” diyor bana sanki. ben de ona haklı olduğunu kanıtlamak istercesine yoğun bir ilgi verdim. filmi de izledim. gülerek, ağlayarak, “ne istediğimi bu kadar da bilemezsin.” diyerek, gelecekteki evimin kapılarını ve tuvaletlerini bile aklıma ilmek ilmek işlediği o fikirle yeniden dizayn etmeyi diledim. benim için bir kitaptan fazlası olduğunu nasıl kanıtlayacağımı bilmiyorum. lise aşkıma yazdığım mektup, kendime verdiğim sözler, seni okurken dinlediğim ve damga vuran şarkılar, üzerine sıçrayan kahve damlasını çizime çevirdiğim, yara bandı ile birleştirdiğim jelatinli son sayfaların ve sayısız kere çizdiğim alıntıların ile benim en değerli kitabım olacaksın. kapağın fıstık yeşili renginde olduğu için almıştım, iyi ki de bu rengi seviyorum deme sebeplerimdensin. belki seni pek hor kullandım fakat buna değdin. hor kullanılmayı hak etmedin belki fakat, benim seni ne kadar sevdiğimi anca böyle gösterebildim. yalnızlar yalnız ağlar, diyordu bir şarkı sözü. sen benim yalnız ağladığımda da yanımdaydın ve en komiği, seni gözyaşlarımı silmek için bile kullandım.
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
7/10
·72 syf.··
2024 5. kitabı
şimdi söyle, bana bu kitaba neden on üzerinden sekiz verdiğimi soracak olursanız cevabı basit; okuduğum yer, içtiğim içecek, havanın durumu ve duyduğum özlem birleşti ve bu kitabı bana bir buçuk saat içerisinde okuttu. ne kitabın ne anlattığını ne de vermek istediği herhangi bir mesajı almadım diyebilirim. bana bu kitabı hiç tanımadığım, kitapçıda kitabı, alsam mı almasam mı, diye düşünürken “ben de okuyacağım, bence bir şans vermeliyiz.” diyen biri yüzünden aldım. okuduğuma pişman değilim okumasaydım bir şey kaybetmezdim diye düşünüyorum. öyle ya her zaman bana bir şeyler katması gereken kitaplar okumak zorunda değilim. kitaplığımdan gelip geçen onca kitaptan biri oldu. belki ben çok seçiciyim ve bunu olumsuz getirisi olarak bu kitabın kütüphanemde köşede bir yerde kalmasına izin veriyorum. inceleme yazmak bile zor geldi açıkçası. burayı kendime, okuduğum kitaplara ait bir not defteri olarak gördüğümden olsa gerek, kimseye anlatım ve güzel yazı yazma borcum yok. sadece okuduklarımın bende bıraktığı etkiyi zaman zarfında unutmak istemediğinden ve yeni şeyler denemek istediğimden burayı kullanıyorum.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
öncelikle söylemek istediğim şu ki, okuduğum hiçbir kitabın konusunu veya özetini yazmayacağım. sadece bana hissettirdikleriyle yetinip, belki bu hissettiklerimden etkilenip okuyacak birileri olursa diye, bırakacağım. bu kitabı ilk okuduğumda sanırım 18 yaşında falandım. filmi de varmış, izlemedim. japonların kamera önünde ya da rol yapma babında iyi işler çıkarabilme olasılığı pek yok gözümde. özellikle böyle bir kitap için ne olursa olsun iyi bir yapım çıkmaz diye düşünüyorum. önce kitabı oku sonra filmi/diziyi izle derler ya, ben bu kitabı sadece okudum. hiçbir şey izlemedim. kitabın bana anlattıklarını hayal etmekle yetindim. bana yer yer hissettirdiği iğrenç ve kalp sıkıştırmalı anları, sade ama akıcı konuşmaları, bir çocuğun nelere maruz kalabileceği ve birkaç çocuğun bir araya geldiğinde ne kadar korkunç şeyler yapabileceğine, yetişkinlerin akıl erdirmek için çabalayacağı ama onların birbirlerine bile söylemeden aynı şeyi devam ettireceğine şahit oldum. söylediklerimin hepsi farazi, ben sadece bu kitabı okudum ve daha o yaşımda çocuk aklının ne kadar kötü olabileceğine ve bir yetişkinin değer verdiğine bir şey olduğunda, “çocuk” olarak bilinmesine rağmen bir insana neler yapabileceğine, nasıl korku yayacağına şahit oldum. öğretmenin tek vasfının olumlu yönde üretmeye devam ettiğine dair düşüncelerin ne kadar boş ve at gözlüğünden bakılmış bir yön olduğunu görmüş olursunuz. tabii bunların hepsi kurgu olduğundan, gerçek hayatta böyle bir şey olsaydı yüzyılın en korkunç olaylarında - ilk ona giremese bile - ilk ellide olacağını varsayıyorum.
İtiraflarKanae Minato · Doğan Kitap Yayınları · 2016430 okunma
biraz sevgi, biraz umut, biraz şans
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
doğrular her zaman kanunlara uymakla alakalı değildir, keza gerçek sihir sadece gözlerinizin önündeki bir platformda el çabukluğu ile yapılıyor olmaya da bilir. neye inanıp inanmadığınız gibi doğrular da yalnızca size aittir fakat bazen kendi doğrularınızın peşinden koşmaya engel olunur. bana kalırsa bu kitap ne bir sihirbazlık gösterisi ne de kanunları çiğneme göstergesi. sadece, okurken bile ister istemez gülümseten, bazen de ağlamak istediğim -ki genellikle sonlara doğru- anlara şahitlik eden, birçok arkadaşımın sırf okurken verdiğim tepkilerden dolayı okumak istediği bir kitap. ikinci kez okumayı planlamıyorum çünkü sihrini bir kez tadınca büyüsü bozulan bir yapıt olmuş. şans eseri ki şöyle bir durum da yaşandı, bu kitabı beğenerek, özenerek veya seçerek almadım. ikincisi yüzde elli bedava kampanyasından yararlanmak istediğim için gözlerim kapalı, elimi kitapların üstünde gezdirdim ve şansıma bu çıktı. gerçek sihir bu mu diye soracak olursanız, bence gerçek sihir sadece biraz şans, biraz sevgi ve biraz umuttan oluşan bir şey. bazen biraz şanssız, biraz sevgisiz biraz da umutsuzuz, bu kadar. bu kitabın fark ettirdiği şey de bu olsa gerek.
Dilek SihirbazıJoe Siple · Floki Yayınları · 2024501 okunma