Demini alıyor çay
Tütünün dumanı basmış odayı
Çayla ayılmayı bekleyecek kadar
Çok içmişiz,
Sızıyoruz zevkle.
Uyanıyoruz yanımızda boş kalabalıklarla.
Herkes mi aldatıyor herkesi?
Bir aidiyetsizlik öyküsü bizimki;
Bir kadını sevmeye korkuyorum bugün mesela
Pek sevilmeyeceğim için.
Bir dostuma kucak açmaya çekiniyorum
Yarın olmayacağı için.
Kimselerin bilmediği bir şarkıyı mesela
Dinlemeye üşeniyorum.
Sonra o şarkıyı anlamayan kalabalıklarla
Paylaşacağım için.
Dünyayı yaşamaya değer bulmuyorum
Bir gün öleceğim için.
Dilide aidiyetsizlik
Elimde gitarım
İyi ki gideceğiz bir gün buralardan.
Sonsuzluğun sancısıyla kıvranıyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Konuşmadaki bu yetersizliğini, dudakları üzerindeki bu sıcak mührü bir mektubunda kendiside sarsıcı bir şekilde anlatır. "Eksik olan," diye yazar," bir iletişim aracı. Sahip olduğumuz tek şey bile, dil bile buna yeterli değil, ruhu resmedemiyor, bize aktardığı sadece kırık dökük parçalar. Bu yüzden, ne zaman birine içimi açacak olsam dehşete benzer bir duyguya kapılıyorum." Böylece suskun kalır,beceriksizliğinden ya da tembelliğinden değil, bilakis duygularının aşırı sağlığından,,, HEINRICH VON KLEIST
Sayfa 173 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu