Rıdvan Z

Zikrullaha devam ede ede onlarda bir tefekkür doğar. Zikrullahdan doğan tefekkür iş görür, zikrullahdan doğmayan tefekkür iş görmez.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Ebu Hanife (r.a.) benzeri bulunmayan 130 müsned hadis rivâyet etmiştir” sözü, İbn Hibbân gibi bir muhaddisin söylemesi doğru olmayan bir açıklamadır. Bu, İbn Hibbân'ın Ebu Hanife (r.a.)'in müsnedini görmemiş olmasından veya onun hadis ilminde eksikliğini ortaya koymayı amaçlamasından kaynaklanmaktadır. Zira ileride müstakil olarak ele alacağımız üzere, Ebu Hanife (r.a.)'in müsnedine baktığımızda beş yüzden fazla hadis ihtiva ettiğini görmekteyiz. İbn Hibbân'ın “Benzeri bulunmayan hadisler” ifadesi de ileride açıklayacağımız üzere, gerçeğe aykırı son derece yanlış bir açıklamadır.
Sayfa 286·Kitabı okudu
İbn Hibbân'ın “Ebu Hanife (r.a.) hadisçi değildi” açıklaması doğru değildir. Âlimlerin tamamı, Kur'ân ve sünnet bilgisine ve bunlardan hüküm çıkarma usüllerine sahip olmadan fakih olunamayacağı görüşündedir. Bu durumda insanlar, hadis bilgisine sahip olmayan İmâm-ı Âzam Ebu Hanife (r.a.)'i nasıl fakih olarak kabul etmişlerdir? Hadis bilmeseydi İmâm-ı Şâfii (r.a.); “Fıkıh ilminde insanlar Ebu Hanife (r.a.)'in talebeleridir” açıklamasını nasıl yapabilirdi? Dolayısıyla İbn Hibbân'ın söz konusu açıklaması çelişkiler içermekte olup reddedilmesi gerekmektedir.
Sayfa 286·Kitabı okudu
Birgün Hazret-i İmâm'a “Alkame mi daha Esved mi daha üstün” diye sorulur. Hazret-i İmâm'ın cevabı imamlarımız hakkında nasıl bir edebe sahip olmamız gerektiği konusunda bütün Müslümanlar için tam bir ders niteliğindedir: “Biz onların adını ağzımıza almaya bile layık değilken, nasıl olur da aralarında kıyas yaparız?”
Sayfa 10·Kitabı okudu
Ahkâma ilişik olan mânalar ve şer'i illetlerden haberdar olmayanların hadislerle amel etmeleri câiz değildir. Çünkü böyle olanların hata etmeleri kuvvetle muhtemeldir. Hatta önde gelen muhaddislerden bazısı, süt emzirme ile nikâhın haramlığı arasındaki irtibatın kaynağını bilmediğinden, bir koyunun sütünden içmiş bulunan kız ile erkek arasında nikâhın haram olduğunu iddia etmiştir. Bunun yanı sıra hadislere vâkıf olmayanların görüşüne de itibar olunmaz. Mesela, unutarak yemek yiyen oruçlunun orucu bozulmaz; bilerek kusan oruçlunun orucu bozulur. Hâlbuki birincide içeriye bir şey girmiş olup, ikincisinde vücuda herhangi bir şeyin girmesi söz konusu değildir. Onun için kıyas işin aksi olmasını gerektirirdi.
Sayfa 300·Kitabı okudu