Victor Hugo, eserde, toplumun normlarına uymayanların dışlanmasını ve dış görünüşlerine bakarak yargılanmalarını sorgula(tı)r. Quasimodo'nun çirkinliği ve iç dünyası, Esmeralda'nın güzelliği ve saflığı ve Claude Frollo'nun saplantılı arzuları üzerinden insanın doğasının karmaşıklığını, sevgi ve nefretin iç içe geçmesini işler. Ayrıca, aşkın gücü, adaletin eksikliği ve insan hakları gibi evrensel temalar da romanın ana eksenini oluşturur.
Eserin olay örgüsü Paris’teki Notre-Dame Katedrali çevresinde döner ve şu şekildedir: Quasimodo, çirkin ve kambur bir çan kulesi bekçisi olarak, dışlanmış bir yaşam sürmektedir ve güzeller güzeli çingene kızı Esmeralda'ya derin bir bağla bağlıdır, ona sadık kalır ve onu korumak için hayatını riske atar. Esmeralda ise kendini bir gece kurtaran alçak yüzbaşı Phoebus'a aşık olmuştur ve deyim yerindeyse onun kölesi olmaya hazırdır. Bir gece buluşmak için anlaşırlar ve buluşurlar. Buluşma gecesi Phoebusun kötü niyetini gören ve kıskanan başdiyakoz Frollo yüzbaşını bıçaklar ve ortadan kaybolur. Suç çingene kızına kalır ve büyücü olduğuna karar verilerek idama mahkum edilir. Ancak ceza uygulanmadan Quasimodo çingene kızını güvenli bir bölge olan Notre-Dame'ın sığınağına kaçırır. Bir süre sonra çingene kızının birlikte yaşadığı kesim onu kurtarmak ve kiliseyi yağmalamak için harekete geçer. Bu kralı sinirlendirir ve isyana karışan herkesin ölüm emrini verir. Frollo kimliğini belli etmeden bir arkadaşıyla çingene kızını kiliseden kaçırır ve onu darağacının kurulduğu meydana götürür. Takıntılı aşık Frollo, Esmeralda’yı elde edebilmek için her yolu denemiştir hatta son olarak adeta "bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin" diyerek Esmeralda'dan kendisini sevmesini aksi durumda darağacında sallanacağını söyler. Esmeralda ise darağacına