Böyle bir düzen içinde insan düşünebilir mi? Büyük ve güzel şeyleri demek istiyorum. Önce eşya engel oluyor, sonra şartlar: kalorifer, hizmetçi, çocuk odası. Düşünmek için kendime bir daire tutsam. İçinde, düşünmeye engel olacak eşya lardan hiçbiri bulunmayan küçük bir daire.
Her zaman kendime sorardım: neden noktaların , doğru ların eğrilerin -ister düzlem, ister uzay şekiller olsun- koordinatları var da daha mükemmel bir varlık olan insan ve onun ayrılmaz bir cüzü olan hayatın koordinatları yok? Bu mesele, hayatımı zehir eder; fakat, mevzu hakkındaki bilgisizliğim ve yetersizliğim elimi kolumu -nasıl yapıyordu bunu bilmiyorum- bağlardı.
Ortaköy Camii'nde, Allah'a ciddi ciddi yalvardım: "Yâ Rabbim, senin huzuruna bu kılıkta çıktığım için beni bağışla. Haddimi aştığımı seziyorum Allah'ım. Kabalık ettiğimin farkındayım, üzgünüm. Sana bu yapay elleri açarak dua ediyorum, fakat bunu küstahlığımın değil, acizliğimin bir delili say. Tarumar yüreğime bak Yâ Rabbim; senin lütfunla, [sanırım] hâlâ bana ait olan yüreğime bak..."
Adımız bahçenin köşelerinde saklı Yeminimiz sözümüz sevgimiz Bu sarı kâğıtta katlı Güneş işte orda bayram yeri Sularda ilk cemre Gökte bir leylek buluyorum Nedir beni dalgınlığa götüren Şehirden dönünce onu bulamamak mı Yoksa bu yaşta ölümden mi korkuyorum Bahçenin içinden annemin kahkahası.