Birgül Kaçar

Birgül Kaçar
Gülistanda hezâr-ı bî nevâyım //Sadece kitaplarla ilgili mesajlara cevap veriyorum.//
Fizik Mühendisi
Y. Lisans
İstanbul
39 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Kendi Yaralarına Bağlanmış Bir Kabuk
Umut. Öyledir ya zaten. İnsanlar birbirine en çok acılarından tutunur. İnsan başkasının karanlığında kendi korkularını ara ara bulur. Onun dağında kendi uçurumuna kavuşursun. Onun kabuğunun altında kendi yaran var sanırsın. Onu iyileştirme umudunda kendi tedavin için umutlanırsın. Belki de aşk denilen şey tam böyledir. Senden nasıl vazgeçti kabuklu?
Sayfa 119
Psikoloji
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
1849’ dan bu yana hiç mi değişmez?
İnsanları haksız yere hapse atan bir yönetimde adil bir insanın ait olduğu yer hapishanedir.
Sayfa 21
Duygu ve Düşünce
Maskeliler
Kim onlar? Tanımıyor olamazsınız. Topraklarınızda şefkatle kötülük tohumları ekenler olmadı mı? Kuyunuzu kazıp üstüne yapma çiçekler dikenler olmadı mı hiç? Onlar işte, maskeliler. Yaralı görünse de hep sağ salim olanlar. Sürekli adaletten bahsederek zalim kalanlar. Simsiyah bir vicdanı bembeyaz giyinerek kapatanlar. İçinizi üfleye üfleye kalbinizi yaralayanlar. Başınızı okşaya okşaya aklınızı alanlar. Olanı yokmuş gibi olmayanı varmış gibi anlatanlar. Yalanlarını zaaflarınızın rengine boyayanlar. Hatırlayın, sırtınızı sıvazlayarak ayağınızı kaydırdılar. Yükselişinizin nöbetini tutup düşüşünüzde ortadan kayboldular. Varlıkta yancı, yoklukta yabancı oldular. Ziyafetinizde yan koltukta, kıyametinizde evlerinde oturdular. Tanıyorsunuz değil mi? Ben de tanıyorum. Can evime kadar girdiler. Odalarıma dağıdılar, iliklerime işlediler. Onlara benzedim bazen. Ayarlarımı bozdular. Karanlık yanlarıma sızdılar. Bir yolunu buldular. Sağ gösterip sol vurdular. Didinip uğraşırlar. Nefesinize karışırlar. Salgın gibi bulaşırlar. Bana artık ulaşamasınlar diye kaçıyorum. Onlarsız bir hayatın hayaline koşuyorum.
Sayfa 68
İyileşmek, hakikatle didişmeyi bırakmaktır.
Sana belalar okumuyorum, şifalar diliyorum. Bazen iyi ki karşılaşmışız diyorum. Sen olmasaydın, çivinin sökebildiği çiviyi bulamayacaktım. Bu ilişkiyle zehirlenmeseydim, tedaviye yanaşmayacaktım. Gölgelerin sakladığı ışığımı aramayacaktım. Delirmeseydim, akıllanmayacaktım. Öldürmeseydim, doğmayacaktım.
Sayfa 58