Mahallenin bakkalına, kasabına uğrar Rıza Amca. Yarım kilo kuzu pirzola, nane, maydanoz. Tek eksik rakıdır. Onun için de otobüsle süpermarkete gitmek gerekir. Rakıyı, piknikte polislere rağmen içebilsinler diye ayranın içine karıştırır Arkın. Yarım saat sonra
Vasfiye Teyze türkü söyleyerek oturduğu yerde oynamaya başladı: "Kekliği düz ovada avlayalım!"
Muzaffer İzgü, "Ayran"
"Bıçak gibidir gerçek aşk," der Tarık Dursun K.
Saklamak istediğinde gömleğini yırtmalı, koltuk altını kanatmalıdır. Sapı eline gelmeli, kıvrımları avucunu doldurmalıdır. Testere dişli olmalı, hırpalamadan, kırıntılarını saçmadan, dilim dilim kesmelidir taptaze, dumanı tüten dimağını. Sorunludur gerçek aşk. Bel ağrıtan çukur bir yatak gibidir. İntihardır belki de. Salı mı yoksa çarşamba mı, hangisinin üzerinden beş saat geçti, emin olamamaktır. İsmi lazım olmayan o günde vapurdan inip, sokağı geçip kapıya dayanmaktır. Zili çalan sen misin, o mu bilememektir. Saplanan bıçak mı, o mu anlayamadan ölmeye karar vermiş olmaktır.