Müessesemize tam referansı olmayan, iyi tanımadığımız kimse giremez.Bunun için de prensibimiz gayet sağlam.Memurlarımızın yarısı, kendi akraba ve yakınlarımız olacak. Yarısı da dışarıdan güvendiğimiz yüksek insanların tavsiyelileri.Böylelikle her nevi dedikoduyu önlemiş olacağız. Herkes kefaleti umumiye altında çalışacak.
Realist olmak hiç de hakikati olduğu gibi görmek değildir. Belki onunla en faydalı şekilde münasebetimizi tayin etmektir.Hakikati görmüşsün ne çıkar?Kendi başına hiçbir manası ve kıymeti olmayan bir yığın hüküm vermekten başka neye yarar?İstediğin kadar uzatabileceğin bir eksikler ve ihtiyaçlar listesinden başka ne yapabilirsin?Bir şey değiştirir mi bu? Bilakis yolundan alıkor seni.Kötümser olursun, hapışır kalırsın, ezilirsin. Hakikati olduğu gibi görmek... Yani bozguncu olmak...Evet bozgunculuk denen şey budur, bundan doğar. Siz kelimelerle zehirlenen adamsınız, onun için size eskisiniz, dedim.Yeni adamın realizmi başkadır.Elinde bulunan bu mal, bu nesne ile onun bu vasıflarıyla ben ne yapabilirim? İşte sorulacak sual.