“Bak,” demişti, “siyasetle ilgin olmadığını biliyorum ama yaşadığın dünyaya gözlerini bu kadar kapatmaya hakkın yok. Ülkenin yıllardır kanadığını, kutuplaştığını, insanların birbirlerine karşı kamplar halinde bölünüp kışkırtıldığını biliyorsun, değil mi?”
“Biliyorum elbette!”
“Aralarına nefret tohumları ekilen etnik, dini ne kadar grup varsa, bunların durmadan birbirini öldürdüğünü, kan davasının giderek azgınlaştığını da biliyorsun!”
“Tabii!”
Konuşmanın burasında ayağa kalkmış ve sesini yükselterek bana şöyle demişti:
“Her şeyi biliyorsun birader ama bir tek, insanlarımızı kimin kamplara böldüğünü, bu kan davasını kimin isteyerek, planlayarak başlattığını bilmiyorsun!”
İki yabancı gibi
Karşılıklı iki yakada
Uzo ve rakı ile...
Dumanlı kafaları
Dillerinde aynı şarkı
Dudaklarında aynı tebessüm
Kim inanır ki
Dost olmadıklarına
~Barba Yorgo-