Bir okur olarak her ne kadar “kişisel gelişim” adı altındaki kitapları okumayı tercih etmesem de, sanırım nedeni günümüzde çok fazla,kişisel geliştirmeyen kişisel gelişim kitaplarının gündemde olması ve insanları 3 yaşına döndürüp ben merkezci birey olmaya özendirmeleri, bu kitap okuduğum en güzel kitaplar arasına girdi. Şapkasını önüne koyup, objektif bir gözle kendi öz eleştirisini yapabilen her insana mutlaka güzel şeyler katacağına inandığım ve bana da çok şey katmış bir kitap oldu. Muhtemelen birkaç defa daha okurum, hayatımın ilerleyen dönemlerinde.
Kitabı çok uzun zamandır zaten biliyordum ancak çok fazla gündemde olması nedense beni okumamaya itmişti, pişmanım. Her açıdan inanılmaz bir kitap. Okuyun, okutturun.
Öncelikle kitabı bu kadar geç okuduğum için üzgün değil, mutluyum. Her kitabın zamanı olduğunu düşünüyorum ve ben de bu kitabı okumam gereken zamanda okuduğumu düşünüyorum.
Kitabı yer yer nabzım yükselerek, hayal kırıklığı yaşayarak, Martin adına mutlu olarak okudum. Benim için kesinlikle bakış açımı değiştiren, bana anlam katan kitaplardan biri oldu. Bazı noktalarda o kadar sinirledim ve üzüldüm ki keşke okumasaydım bile dedim çünkü okuduklarıma tahammül etmek istemedim. Kalp kıran bir kitap, yaşamın kendisi de öyle değil midir zaten?