Bir de benim o evde oturmam şu bakımdan büyüklere huzursuzluk yaratıyordu. Ev Müdafaa Caddesi'nin tam başındaydı. Harp Okulu talebeleri her cumartesi izinli çıkınca okuldan itibaren bozulmadan Bl. Bl. muntazaman gelip, benim evin önünden geçerken selamlıyorlardı. Bu görülmemiş sevgi tezahürüne dayanamıyorlardı. İzin dönüşleri de toplu bir halde veya üç beş kişi olarak geçen Harbiyeliler hep beni pencerede görürlerse selamlıyorlardı. Bu çocukları gözetleyen inzibat subayları yakalayıp ceza vermek için merkeze götürmelerine rağmen bu hal devam ediyordu. Hatta genç subaylardan tanıyan, tanımayan aynı hareketi eve karşı yapıyorlardı.
Bunları tesadüfen gazeteciler görmüşlerdi. Tabii bu vaziyet karşısında benim o evde oturmam C. Sunay'a huzursuzluk verirdi. Halbuki benden evvel o apartmanda oturan org. Muzaffer Alankuş emekli olduktan sonra (ev yaptırıyormuş, evi bitinceye kadar) tam sekiz ay lojmanda oturdu. İşte Türkiye'de kanun, talimatların şahıslara göre tatbik edilişi.
"Önünden geçtiğin bu duvarın ardında çocukların geleceğini öldürüyorlar ve sen öylece geçip gidiyorsun. Başını önüne eğ, fark et, bastığın yer o çocukların mezarları."
BL