Görünürde her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yaklaşıyordu.
O tarih kiminin ölüm, kiminin doğum tarihiydi. Bronz kendini duyurduğu an, saat 21:21'di. Saati bile öylesine seçmemişti. Tarot kartında 21 numaralı kart Dünya kartıydı ve bu saati sembolize ediyordu. O ne yaptığını biliyordu. Dünya kartı bitiş ve yeniden doğma anlamlarına gelirdi. Rakamların toplamı üç olan sayı, yaradılışın işaretiydi. Sıfır numarasıyla başlayan Aptal'ın Yolculuğu 21 numara olan Dünya kartıyla son bulurdu. Büyük Arkana'nın son basamağı olan Dünya kartında dans eden bir insan figürü vardı.
İnsanlar o bildiriden sonra günler boyunca dans etmişti. Çünkü o karanlık dönemde dans bile yasaklanmıştı. Duvarlarda yazılanlar hâlâ aklımdaydı.
Dans edilmeden yapılan devrim, yapılmaya değer değildir. Vendetta'nın sözüydü.
Fikirler ve devrimler, sanatla yayılır. Mustafa Kemal Atatürk'ün sözüydü.
Geriye şeytanla küçük kız kaldı.
Küçük kız, şeytanın öldürücü pençesine takıldı. Takıldığı pençede ölmeyi bekledi ama böyle bir şey gerçekleşmedi. Şeytan ilk defa öldürmedi. Küçük kızı aldı, her şeyden herkesten gizli ininde sakladı.
Küçük kız, artık şeytana emanetti.
Kül olacağını bilse bile dokunacaktı.