Ben ki "hikaye sevmez " yaftalıyım
Ki öyleyim de zaten ,uzun soluklu maraton hatta dekatlon ,Heptatlon karma karışık olayım ,ama bitmesin isterim kitaplarım .
Bu sebeple hikaye ,öykü kategorisi bende "yarım kalmış " lık duygusu doğurur, sevmem de sevmem ışte ...
Kara Gergedanı sevdim:) "Ters köşe" :))
kendime şaştım doğrusu, çünkü daha ilk hikayede sevdim, ilk 19 sayfada sevdim :))
Bir filmden etkilenip onun devamını izlemek için iyi açılışlar vardır ya ,öyle bir sahne ile giriş yapar ki beyniniz sizi izlemeye devam etme komutuna yönlendirir ,işte öyle :) ..
Açılış hikayesi olan ADSIZ ÖLÜ(M) şu parantez ayrımlı "M" ile göz kırptı önce ,devamında "kocaman harflerle yazan ,biz öyle görüyoruz "ZİFİR"kelimesi .. haaa dedim bu beni yakalayacak ,
yakaladı :) özellikle ikinci "KIZILCA KARANLIK' hikaye benim için çok özel oldu biraz travmatik bir geri dönüş yaşadım kendi hayatıma , özellikle son paragrafı beni Tatar çölünde hatta Kağıt evde tur artırmaya başlayınca , dedim...
"Olmuş çocuk bu kitap " ellerine sağlık :))
Efendim duygusunu okuyucuya taşıyabilen, dilde cambazlık edebilen (ki bu zeka yansımasıdır ) hafif şiirsel , biraz kendini anlatırken hepimizi yoklayan dizeler okumak isteyen herkese tavsiyemdir .
Ilk üç hikayedeki "kaçış"lardan kaçış beğenin mesela ...
Icinizde hangi yazarları taşıyorsunuz onu sorgulayın. .. Mideniz de bir Joyce , gözlerinizle Sartre saklanmış olabilir ,onları keşfedip, çıkarın gün ışığına. ..
Işinizin, yaşınızın, cinsiyetinizin,yaşadığınız zamanın çılgınlığının sizde bıraktığı "gözlemsel" katmanlara bir bakın
"Zamanın marmelatını akıtma tarifleri" kitabına sahip misiniz? Kalkın kütüphanenize
bir el atın ,babanızdan kalan kitaplara sevgiyle dokunun ..
Yirmi dört saat dolmalarınızın içini seksen sayfada size sunulan bu güzel