Birbirinden bağımsız gibi görünen hikayelerin nasıl da bir bütün olduğunu kitabı bitirince anlıyorsunuz. Sırra ulaşmak için gören göz marifetiyle kalbinizde menfezler açtıracak bir kitap.
Öylesine ağır öylesine yorucu ve öylesine bunaltıcı bir kitaptı ki... Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ından sonra bu kitabı beni çok şaşırttı. Oğuz Atay cümlelerine sık sık rastladığımız kitap zannediyorum ki edebiyatımızın en monoton ve en donuk kitaplarındandır. Kitabından ziyade filmini tavsiye ederim.
Her ne kadar yorucu bir kitap olsa da kahramanımız Zebercet'in psikolojisini anlamak ve onu çözümlemek, kişilik analizi meraklıları için bir nebze de olsa eğlenceli olabilir.
İttihat ve Terakki'nin Talat-Enver-Cemal Paşalarından Cemal Paşa'nın kendi dilinden tarihe ışık tutan anılar... Osmanlı'nın son dönemi, İttihat ve Terakki hakkında bilinmeyenler, zor zamanlarda ortaya çıkan yiğitler, Arap coğrafyası ile Osmanlı'nın ilişkileri vd birçok konu başlığını Cemal Paşa'nın dilinden okumak, dönemin aktörlerinden birine kulak vermek çok kıymetli bir uğraş olsa gerek.
Cemal Paşa; Hatırlar'ında yer yer kendini affettirmeye çalışır gibi bir tutum takınıyor ve yapılan hataların aslında bir zaruretten ötürü olduğunu ifade ediyor. Tarihî şahsiyetleri yargılamadan önce bir de onlara söz hakkı vermeliyiz. Öyle ki Cemal Paşa bu eserinde tarih önünde ebediyete kadar sürecek savunmasını yazmış oluyor. Cemal Paşa savunmasını yapıyor bu kitapla yargılaması ise ehline düşer. Biz okurlar ise ancak anlayabilmek kaygısıyla okuyor, kanaatlerimizi böylece neticelendiriyoruz.
Ayrıca Cemal Paşa bu eserinde mümkün olduğu kadar objektif olmuş. Elbette kendisi yetkin bir yazar olmadığı için eserin edebî bir derinliği yok. Fakat bu eseri edebî yönden okumak da zaten lüzumsuz bir meşgale. Belge olamayacak kadar da subjektif. O halde nedir bu kitap ? Bana kalırsa Sokrates'in Savunması gibi Cemal Paşa'nın Savunması'ndan bahsetmek pek de olanaksız değil.
HatıralarCemal Paşa · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016199 okunma
Kültür ve medeniyetimizin izlerini süren eğitimci yazar Ahmet Sezgin bu kitabında ; Ahmet Yesevî'den Fuzulî'ye , Cemil Meriç'den Nureddin Topçu'ya , Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'e , Yahya Kemal'den Ziya Gökalp'e kısacası Adriyatik'den Çin Seddi'ne kadar uzanan bir örgüyü ilmek ilmek işlemiş. Popüler bir yazar olmamasına karşın kitabının 3.baskısını yapması ve birçok konferansa konuşmacı olarak davet edilmesi yazarın ne kadar yetkin bir isim olduğunu ispat eder.
Aşk Medeniyeti bir imgelem olarak irfana,ihlasa,erdeme ve Anadolu'ya dair ne varsa barındırıyor. Anadolu'nun Türk-İslâm çağrısını heykelleştiren Ahmet Sezgin , Aşk Medeniyetine Yolculuk'da bizi keyifli ve meşakkatli bir yolculuğa daha doğrusu bir arayışa çıkarıyor. İyiye ve güzele yönelik bir arayış... Medeniyetimizin yeniden inşası sürecinde gönüllerimize su serpen Aşk Medeniyetine Yolculuk okunması gereken kitaplar listemizin en başında yer almalıdır.