intiharla sonuçlanan genelde gençleri hedef alan bir salgın hastalık ve çözüm olarak sunulan anıların silinmesi tedavisinin ele alındığı bir kitap. anılarımın değerini anladım ve insan her şeyi unutsa da nasıl hissettiğini asla unutmuyor arkadaşlar. özlemişim böyle gençlik romanları okumayı, kafa dağıtmak isteyen, hiçbir şey okumayanlara iyi gelebilecek bir kitap, yazarın tarzı hiç yorucu değil.
ey terk edilmiş ve ey kırılmışlar! şefkat aradınız, fakat sizde cefanın hıncı var. dostluk beklediniz, sizde ihanet azabı var. ruhlarınız birbirine uçurumlar ve çin setleriyle kapalıdır.
hanginiz başvurduğu kalpten cevap aldı? en derin yaranızla feryat ettiğiniz zaman en yakın dostunuz biliniz ki, içinden başka nağmeler dinliyordu. teselli bekleyenin sevdası kayalarda parçalandı.
hilmi ziya ülken, ilk sosyoloji profesörlerinden, bu alanın kurumsallaşmasını sağlayan bilim insanlarından. bu da felsefi-sosyolojik bir kitabı. felsefik diyorum çünkü toplumdaki her kesim için, bir motive kitabı bana göre. motivasyonumuzun asıl kaynağını, hırs kavramını, ihtiras kavramını aşkla beraber ele alıyor. aşk kavramının aslında içten bir ilgi, çaba ve emek olduğunu anlatıyor. bu kitabı çok kötü hissettiğim bir zamanda okumuştum ve beni omuzlarımdan silkeledi, öyle bir kitap.