irem

irem
@blcirem
yaşamak umrumdadır.
Yüksek Lisans
Üsküdar
8 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
10/10
·176 syf.··
2026 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 09:44
tarihi hoşça kal lokantası’nı okurken bana en çok geçen duygu, insanın içini sessizce sızlatan bir hüzün oldu. kitapta öyle çok büyük olaylar ya da şaşırtıcı hikâyeler yok aslında ama tam da bu yüzden gerçek hissettiriyor. şermin yaşar, günlük hayatta fark etmeden yanından geçip gittiğimiz insanların iç dünyasını çok güzel anlatmış. her hikâyede başka bir yalnızlık, başka bir kırgınlık vardı. bazı karakterler sadece birkaç sayfa içinde anlatılmasına rağmen gerçek bir insan gibi akılda kalıyor. kitabın dili çok samimi geldi bana. abartılı ya da ağır bir anlatım yok ama cümlelerin altında ciddi bir duygu birikimi var. okurken bazı yerlerde durup düşündüm çünkü anlatılan şeyler bir şekilde insanın hayatına değiyor. terk edilmek, anlaşılmamak, bir yere ait hissedememek gibi duygular çok sade ama etkili bir şekilde verilmişti. kitapta en sevdiğim şeylerden biri de karakterlerin kusurlu olmasıydı. kimse tamamen iyi ya da tamamen kötü değil. herkesin içinde biraz kırgınlık, biraz eksiklik var. bu yüzden hikâyeler bana yapay gelmedi. sanki bir mahallede yaşayan insanların gerçek hayatlarını okuyormuşum gibi hissettirdi. genel olarak kitap bittiğinde içimde hafif bir burukluk kaldı ama kötü anlamda değil. daha çok insanı düşündüren bir his bıraktı. bana göre tarihi hoşça kal lokantası, duyguyu hissettirebilen kitaplardan biri. özellikle insan hikâyeleri okumayı sevenler için çok etkileyici bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Tarihi Hoşça Kal LokantasıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20238bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
10/10
·288 syf.··
2026 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 10:48
Bırak ve Rahatla
Bırak ve Rahatla
okurken bana en çok geçen his şu oldu: insan bazen hayatı, insanları, geleceği ve hatta kendi zihnini fazla sıkı tutuyor. kitap tam da bu noktada “kontrol etmeye çalıştıkça yoruluyorsun” hissini yüzüne yumuşak bir şekilde gösteriyor. ben kitabı okurken sürekli kendimi düşündüm. özellikle her şeyi aynı anda düzeltmeye çalışma halimi. sürekli bir şeyleri yetiştirme, kafada kurma, olacakları önceden hesaplama hali insanı fark etmeden tüketiyor. adem güneş burada “bırakmak” derken vazgeçmeyi değil, teslimiyet hissini anlatıyor. yani hayatın her alanını zorlayarak yönetemeyeceğimizi kabul etmeyi.. kitapta hoşuma giden şeylerden biri de diliydi. çok karmaşık ya da akademik değil. daha çok insanın içine konuşan, sakinleştiren bir tarafı var. okurken bazen bir büyüğün nasihati gibi hissettirdi bana. özellikle annelik, eş ilişkileri ve insanın kendi iç dünyasıyla ilgili yerlerde durup düşündüm. çünkü gerçekten insan zihni hiç susmadığında beden de yoruluyor. benim kitapta çıkardığım en büyük özet şu oldu: bazı şeyleri sürekli zihinde taşımak çözüm üretmiyor. bazen dua edip emek verip sonra akışa güvenmek gerekiyor. insan her şeyi kontrol etmeye çalıştığında huzurunu kaybediyor ama biraz bırakmayı öğrendiğinde içi hafifliyor. genel olarak bana iyi gelen, sakin hissettiren bir kitaptı. özellikle fazla düşünen, kaygıyı içinde yaşayan ve zihnini susturamayan insanların kendinden bir şey bulacağını düşünüyorum.
Bırak ve RahatlaAdem Güneş · Timaş Yayınları · 20192,497 okunma
10/10
·288 syf.··
2026 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 13:54
bazı kitaplar bilgi vermez, insanın içine dokunur. bu kitap bana böyle hissettirdi. sanki biri bağırmadan, yargılamadan insanın kalbine konuşuyor gibi.. modern hayatın insanı nasıl yorduğunu, kalabalıklar içinde bile nasıl yalnız kalabildiğimizi anlatıyor. ama bunu karamsar bir yerden değil, daha çok “yavaşla, kendini duy” der gibi yapıyor. incinmenin, kırılmanın, üzülmenin tamamen kötü şeyler olmadığını hatırlatıyor. insan bazen tam da o yerlerden derinleşiyor. bu yüzden en güçlü yanı anlaşılmış hissettirmesi ve bazı bölümlerde; “ben bunu hissediyordum ama cümleye dökemiyordum.” dedirtmesi. bence bu kitabın olayı sadece okumak değil, biraz içine dönmek..
Biraz Yağmur Kimseyi İncitmezM. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20222,497 okunma
8/10
·238 syf.··
2026 64. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:16
sadece olay odaklı bir kitap değil, daha çok insanda türlü türlü hisler bırakan bir kitaptı. sabır gerektirdiği için herkesin kolay seveceği bir kitap değil bence. oysa biraz teslim olunca kitabın havası sarıyor insanı. zaman zaman ne okuduğumu tam anlayamadım :) ama yine de bırakmak istemedim. bırakmadıkça da kitabın atmosferi beni içine çekti; sisli, eski istanbul sokaklarında dolaşıyormuşum gibi bir his.. gerçeklikle hayalin sürekli birbirine karışması, karakterlerin yer yer derin ya da absürt olması, ince mizahlar, felsefik yaklaşımlar çok keyiflendirdi. uzun ihsan efendi’nin dünyaya bakışı çok etkileyiciydi. “hayat, gerçekten yaşadığımız şey mi yoksa bir rüya mı?” hissi çok kez döndü kafamda.. tam anlatamadığın ama etkisi kalan rüyalar olur ya hani, kitap bitti ve ben biraz böyle hissediyorum. sahi, “gerçek dediğimiz şey gerçekten var mı, yoksa herkes kendi rüyasının içinde mi yaşıyor?”
Puslu Kıtalar Atlası
Puslu Kıtalar Atlası
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,4bin okunma