Allah insanın mayasına ne katmışsa, bazı şeyleri asla ifade edemeyiz. Bunu bilmek ya da sezmek bizi 'inanmaya' yöneltir. Kur'an'da "Allah kalplerde olanı bilir" yazıyor. Çoğu kimse, bu ayeti şöyle anlıyor: "Allah, sizin gizlediklerinizi biliyor." Bence ayetin asıl anlamı şu: "Kalbinizde olup da hiç kimseye anlatmayı başaramadığınız, dile getirilmesi imkansız bir şey var ya, işte Allah onu biliyor, üzülmeyin." Nitekim başka bir ayette de "Allah'tan daha iyi dost mu bulacaksınız?" deniliyor.
Uygarlık bize milyon çeşit yasakla sağlanmış bir düzen hediye etti. Sanırım, en temel dertlerimizin, varlığımızın özünü teşkil eden trajedinin yatıştırılması konusunda kimseye güvenmemeyi öğrendik.
Biz faniler, ortak aldanışlarımızla mayaladığımız mucizelerin su katılmamış birer fiyasko olduğunu göremeyişimiz sayesinde birbirimizin kalbini kazanırız.
Aşık olunca hayatın anlamına yaklaştığımızı zannederek mantığın sınırlarından dışarı çıkarız. Mantıksız kafa, mesnetsiz umutlarla dolup taşar. En büyük sevinçler, 24 ayar yanılgılardan doğar.