Gözlerinin altı simsiyahtı ve yanaklarından aşağı sicim gibi gözyaşları akıyordu. Bu haliyle hayatımda gördüğüm en güzel kadındı. Nefret ona çiçeklerden daha çok yakışıyordu. Her kadına daha çok yakışır.
Din açık bir şekilde köleleştirmedir. İradi olarak, hatta arzuyla seçtiğiniz bir köleleşmedir. Yine de benim gözümde inanç, bir özgürlük fırsatıdır. İnanç, özü itibariyle, kurumsallaşmış dinlerden ayrı bir şeydir.
Demek dünyada hâlâ böyle insanlar vardı. Sevdiği insanların bir resmi karşılığında üç milyon doları gönül rahatlığıyla bir yabancıya teslim edebilecek kadar yüce ruhlu olanlar. Belki de tüm insanların aç gözlü, bencil ve aşağılık yaratıklar olduğuna inanmakta o kadar haklı değildi. "Ama siz bunu hak ediyorsunuz," diye ısrar etti. "Maalesef sevgi dolu anılar bu vahşi dünyada yaşamı sürdürmeye yetmiyor."
Bir insanın yalnızlığı üzerine söylenecek o kadar söz vardır ki! O kadar büyüktür ki yalnızlık. O kadar kalabalıktır ki. Dünyayı dolduran canlılardan uzak bir hayat yaşamak ya da binlerce bedenin arasında olup hiçbirini dinlemeden ilerlemek.