Bir şeyi beklerken yaptığımız onca şey, aslında beklediğimizi unutmak için mi, yoksa ona biraz daha çabuk varabilmek için mi? Yani zamanın daha hızlı akmasına yardım etsin diye mi oyalanıyoruz? Belki de bütün bu yapıp ettiklerimiz zamanın o ağır, insanın aklını zorlayan yavaşlığını unutturmak içindir.
Haber bülteni bittikten sonra başlayan, şöyle bir iki dakika süren hava bülteninde, tüm ülkenin hava durumunu anlatan sunucunun söylediğine göre şehrimizde hava, mevsim normallerinde seyredecekmiş. Öyle söyleyince şaşırmadım desem yanlış olur. Normal seyreden bir şeyin kalmış olması sevindirici diye düşünmüştüm o an.
Oysa mesele tam da buydu, ben bir oyuncu aramıyordum. Öykü karakterimin bizzat kendisi olmak istiyordum. Evet, dışarıdan bakıldığında öykülerimdeki karakterlerden oldukça farklı bir imaj çiziyordum ama her biri iç dünyamdan bir parça taşıyordu aslında. Bu yüzden başkasının onları canlandırması bana eksik hatta yanlış geliyordu.