Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uzun zamandır beni duygusal olarak bu kadar doyuran bir kitap okumamıştım. Hikayesiyle, karakterleriyle, diliyle, sertliğiyle, naifliğiyle benim için inanılmaz güzel bir serüven oldu Küçük Şeylerin Tanrısı. Okuduğum süreçte tamamen bu dünyanın içindeydim, bazı hislerin ağırlığı fazla gelse de çıkmak istemedim bu dünyadan. Tam anlamıyla tadı damağımda kaldı diyebileceğim bir anlatım.
Liseden beri aklımın bir köşesindeydi ama üniversite yıllarım biterken okumak nasip oldu. Eminim lisedeki Şule de çok severdi ama iyi ki bu yaşımda okumuşum.
Arkadaş değillerdi, birbirlerine güvenmezlerdi. Ama birbirlerini çok iyi anlarlardı. İkisinde de çocukluktan hiç iz kalmamıştı. Merak nedir bilmezlerdi. Tereddüt etmezlerdi. Kendi usullerinde, tam anlamıyla, ürkütücü derecede yetişkindiler. Dünyaya bakar ama nasıl çalıştığını merak etmezlerdi, çünkü bunu bilirlerdi. Dünyayı onlar çalıştırırlardı. Aynı makinenin değişik parçalarını çalıştıran iki teknisyendi onlar.
Belki de asıl demek istediği, Bhima'nın, içindeki erkeği aradığıydı. Çünkü hiçbir canavar, insan kininin sınırsız, alabildiğine yaratıcı sanatını denememiştir. Hiçbir canavar, bu kinin derecesine ve gücüne ulaşamaz.