8/10
·72 syf.··
2026 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 13:05
Yazarın birbirinden bağımsız romanlarından oluşan Görünmeyen Döngü serisinin kitaplarından biri. Kısacık bir oturuşta okunabilecek oldukça akıcı bir kitap. Ana karakterimiz olan Bayan Ming ile Fransız bir iş adamı arasında geçen konuşmalar kitabın konusunu oluşturuyor. On çocuğu olduğuna inanan Bayan Ming, bu gerçeğe Çin’in uyguladığı tek çocuk politikası sebebi ile inanmayan Fransız. Belki de bazen insanı ayakta tutan şey inanmak istedikleridir. “Gerçek, her zaman şüphecilikten pişmanlık duymama neden olmuştur.” diyor Bayan Ming. Bayan Ming’e büyük bir şüphecilikle yaklaşan Fransız bir noktadan sonra haklı ve yerinde olarak blöf yaptığı kanaatine varıyor. Ve şöyle söylüyor “Evet bu hapishanede hayal, kurtuluş vaat eden cennet gibi duruyordu.” Bayan Ming’in anlattığı her çocuğun hikayesinde bir hayat dersi yatıyor. Özellikle dikkatimi çeken şey insanın kendi gölge yönüyle yüzleşebilmesi oldu. Bu sebeple özellikle Da-Xia adlı kızından söz ettiği kısmı çok beğendim.
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
son nefese kadar
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 16:30
Son Nefese KadarSon Nefese Kadar Merhaba, hissedenler. Ne badireler atlattık, ne badireler! Yazarımız, inatçılığın kitabını yazmış. Kimi zaman tahminimde yanılmadım, ama çok şaşırdım. Çok güzel bir duygu! Yazarımız bizi biraz ağlattı, biraz yıprattı. İnatçı bir kızımız var, kıskanç bir adamımız var. Bir inat uğruna ne kadar ileri gidebilirsiniz? Aşk, kıskançlık ve inat, olmazsa olmaz üçlü! Bir arada okumaya ne dersiniz? Aşırı derece sarıyor, bir yandan bitmesini istemezken, bir bakıyorsunuz ki sonlara yaklaşmışsınız, "ne ne ara?" diyorsunuz, ama artık olan olmuş, siz kitabı bitirmiş oluyorsunuz. ÇalıkuşuÇalıkuşu , beni bu kitapla buluşturduğu için çok teşekkür ederim, iyi ki okudum, iyi ki seni tanıdım, canım! Veee @ilknur_yaylimates yazarımıza teşekkür ederim, bizi bu güzel şaheser ile buluşturduğu için, yazdığı için, benimle olan samimi konuşması için, duygularımızın ortaklığı için, destekleri için... İyi ki varsınız, kaleminiz daim olsun . Evet, şimdi kitabımıza geri dönelim. İlk başta Mısra ile tanışıyoruz, ama ne tanışma! Sonrasında geriye hızlıca bir dönüş yapıyoruz, yaklaşık dört buçuk ay önce, farklı kişiler, farklı hayatlar görüyoruz ve sonrasında bunların mükemmel bir bütününe ortak oluyoruz. Siz daha önce birini görmeden hayal ettiğiniz kişi ile karşılaştınız mı? Cesur karşılaştı ve onun elini bırakmadı, çünkü Kızılı öyle istedi, sözünü tuttu, adamımız...
Son Nefese Kadarİlknur Yaylımateş · Parana Yayınları · 202644 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·226 syf.··
2026 22. kitabı
(spoiler içeriyor) sonunda kaçakçılık oyunu bitti. cidden o kadar karmaşıktı ki, okurken yavaşlamak zorunda kaldım ama oldukça heyecanlı ve sürükleyiciydi. bu seriyi sevme sebebim sanırım akiyama’nın hercule poirot’a benzemesi kesinlikle. mangayı okurken her sayfada agatha christie okuyormuşum gibi hissediyorum. neyse, yokoya patladı. oyundan en yüksek parayı o alsa bile akiyama’nın zekasına dur diyemedi ehehehe. kuzey ülkesinden üç hain ile güney ülkesini tamamen kurtardı ve nao ile beraber borçları kendi üstüne alarak dördüncü oyunlara gitmek için müracaat ettiler tabi cilt sonunda nao’nun yaptığı blöf sayesinde parayı alıp çekilmek varken yokoya’da sıradaki rounda katıldı. ha bir de ikinci ciltten beri bizlerle olan trans ablamız var. nao’yu sürekli kekleyip duruyordu, biraz insafa gelmiş gibi hissettirdi artık yokoya’ya karşı bizimkilerin yanında olacak gibi duruyor bakalım. biraz garip ama alıştım artık kendisine.
1000Kitap
Liar Game, Vol. 6Shinobu Kaitani · Shueisha · 200730 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 119. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 13:16
Bir çocuk kitabı gibi başlıyor ama insanın içini sıkıştıran bir gerçekle büyüyor: kontrol edilemeyen bir dünya. Kum Saati 2 Japonya, dostlukla bilimin kesiştiği bir yerde ilerliyor. Eyüp, Emre ve İlker’in Yumi’ye uzanan yolculuğu sadece bir ziyaret değil; aynı zamanda insanlığın kırılganlığıyla yüzleşme hikâyesi. Japonya’nın kalbinde, Shibuya Crossing ve Hachiko Heykeli gibi sembollerin arasında dolaşırken, bir yandan da çocukları hedef alan bir virüsün gölgesi büyüyor. Belki de en çarpıcı nokta şu: Kurtuluş bazen güçten değil, zekâdan gelir. Yumi’nin panzehiri kadar, Mikeal’e karşı yaptığı o zekice blöf de bir “insanlık hamlesi”. Ama hikâye burada bitmiyor. Çünkü kötülük hâlâ bir hamle önde: Sebastian’ın elinde hâlâ babalar var. Özellikle ortaokul öğrencileri için muhteşem bir serüven serisi. Her kitap, heyecanı hiç düşürmeden bir sonrakine bağlanıyor. Bu yönüyle hem akıcı hem de sürükleyici bir okuma deneyimi sunuyor. Ayrıca P4C (Çocuklar için Felsefe) açısından da oldukça verimli bir kitap. İyilik-kötülük, bilim-etik, güç-sorumluluk gibi pek çok kavram üzerine düşünmek için güçlü kapılar aralıyor. Şimdi soru şu: Bilim mi kazanacak, yoksa güç mü? Hindistan’da geçecek Kum Saati 3 için bekleyiş başladı…
Kum Saati 2Fatih Tuncay · Bilgi Yayınevi · 202256 okunma
Hileli Masadaki Son Blöf
8/10
·280 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 04:11
Monopoly oynadığınızı hayal edin. Ama öyle sahte paralarla, plastik otellerle değil; masada bayağı bayağı yönettiğiniz şehirlerin tapusu, geleceğiniz, hatta eşiniz duruyor. Kitap, bizi işte böyle tuhaf bir masaya oturtuyor. Savaş sonrası nüfusu tükenmiş, sokakları in cin top oynayan o koca dünya, artık üzerinde sadece zar atılan devasa bir oyun tahtasından ibaret. Kalan bir avuç insan, Titanlı Vugların kurduğu bu düzende hayatta kalmak için bu oyunu oynamak zorunda. ​Böyle bir dünyada depresyon, paranoya ve uyarıcı madde bağımlısı ana karakterimiz Pete'in, neredeyse her şeyini kaybettiği noktada hikayeye başlıyoruz. Lakin kitabın asıl konusunu anlatmak bu noktada çok zor. Zira kitap ilk sayfalarında bizi post apokaliptik bir Monopoly masasına oturturken, bir anda kendimizi psikoz ataklarında, faili meçhul cinayetlerin ortasında ve hemen sonrasında ise kozmik bir istilanın içinde buluyoruz. Anlaması zor değil ama rollercoaster etkisi oluşturan bir kitaptı bu yüzden. Daldan dala atlayarak bizi konudan konuya taşıdı. Bunu yaparken de biz okuyucuları en az ana karakterimiz Pete kadar paranoyak etti. İnsan görünümündeki uzaylılar, psişik güçler, yalanlar, uzaylı görünümündeki insanlar, yalanlar, telepatlar, uyarıcı maddeler, yalanlar, manipülasyonlar, psikoz atakları, yalanlar ve daha fazla yalanlar... Ah, ayrıca yalanlardan bahsetmiş miydim? ​Bu yalan cümbüşünün içinde bir de işin 'insani' boyutu vardı ki, bu kısım kitapta uzaylılardan bile daha tuhaftı. İnsanlığın soyu tükenmesin diye oynanan bu oyunda, sadece şehirler değil eşler de el değiştiriyordu. Sevgi, sadakat gibi kavramlar rafa kalkmış; her şey 'üremeye' ve 'şansa' endekslenmiş durumda. İnsan ömrünün 200 yıla kadar uzadığı bu evrende, Pete'in 145 yaşında olmasına rağmen çok kırılgan ve zayıf psikolojisi,
1000Kitap
Titanlı OyuncularPhilip K. Dick · Alfa Yayıncılık · 201864 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2026 1. kitabı
Kehf suresi her cuma okumamız gereken bize yol gösteren, bizi teselli eden ve umut veren çok kıymetli bir sure. Belki de bu yüzden tefsirini yok iyi anlamamız gerekiyor. Yasir Qadhi, Kehf suresinde geçen dört kıssayı ayrı ayrı, akıcı ve anlaşılır bir dille tefsir etmiş. Mutlaka okunmalı…
Kehf Suresinden DerslerDr. Yasir Qadhi · Tahlil Yayınları · 2024354 okunma