Okuması o kadar zor bir kitaptı ki benim için, üstelik tam da tatilde bu kadar keyifsiz bir kitap seçtiğime inanamıyorum. İnadımdan yarım da bırakamadım açıkçası.
Ancak bana çok ağır geldi. Sözde suçluluk duygusu üzerine yoğunlaşmış insan psikolojisini işleyen bir kitap ama bana geçmedi hiçbir duygu, benim için çok yüzeysel kaldı. Bu kadar yüzeysel kalmasına rağmen neden bu kadar ağır ve okuması zordu hala anlam da veremiyorum. Ama o duygular, Lea’nın annesiz hayata alışamaması, babasının ise Lea’ya olan sevgisini hiçbir zaman gerçekten gösterememesi, konu güzeldi ama daha derin bir anlatım bekliyordum. Aynı zamanda olayların anlatımının da geçmiş zaman kipiyle olması da rahatsız ediciydi zaman zaman. Bu kitap benim için biraz hayal kırıklığı oldu maalesef.
Sizin de hiç başınıza geldi mi: İnsanın hayal gücünün çok önemli bir anda kontrolden çıkarak, kendine özgü, denetlenemeyen yollara sapması ve ona, sandığından başka bir kişi olduğunu göstermesi?