g

1/10
·216 syf.··
2026 20. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 16:16
Okuması o kadar zor bir kitaptı ki benim için, üstelik tam da tatilde bu kadar keyifsiz bir kitap seçtiğime inanamıyorum. İnadımdan yarım da bırakamadım açıkçası. Ancak bana çok ağır geldi. Sözde suçluluk duygusu üzerine yoğunlaşmış insan psikolojisini işleyen bir kitap ama bana geçmedi hiçbir duygu, benim için çok yüzeysel kaldı. Bu kadar yüzeysel kalmasına rağmen neden bu kadar ağır ve okuması zordu hala anlam da veremiyorum. Ama o duygular, Lea’nın annesiz hayata alışamaması, babasının ise Lea’ya olan sevgisini hiçbir zaman gerçekten gösterememesi, konu güzeldi ama daha derin bir anlatım bekliyordum. Aynı zamanda olayların anlatımının da geçmiş zaman kipiyle olması da rahatsız ediciydi zaman zaman. Bu kitap benim için biraz hayal kırıklığı oldu maalesef.
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022343 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·72 syf.··
2026 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 13:05
Yazarın birbirinden bağımsız romanlarından oluşan Görünmeyen Döngü serisinin kitaplarından biri. Kısacık bir oturuşta okunabilecek oldukça akıcı bir kitap. Ana karakterimiz olan Bayan Ming ile Fransız bir iş adamı arasında geçen konuşmalar kitabın konusunu oluşturuyor. On çocuğu olduğuna inanan Bayan Ming, bu gerçeğe Çin’in uyguladığı tek çocuk politikası sebebi ile inanmayan Fransız. Belki de bazen insanı ayakta tutan şey inanmak istedikleridir. “Gerçek, her zaman şüphecilikten pişmanlık duymama neden olmuştur.” diyor Bayan Ming. Bayan Ming’e büyük bir şüphecilikle yaklaşan Fransız bir noktadan sonra haklı ve yerinde olarak blöf yaptığı kanaatine varıyor. Ve şöyle söylüyor “Evet bu hapishanede hayal, kurtuluş vaat eden cennet gibi duruyordu.” Bayan Ming’in anlattığı her çocuğun hikayesinde bir hayat dersi yatıyor. Özellikle dikkatimi çeken şey insanın kendi gölge yönüyle yüzleşebilmesi oldu. Bu sebeple özellikle Da-Xia adlı kızından söz ettiği kısmı çok beğendim.
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 14. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 10:06
Aylak adam.. benim için okuması çok zor bir karakterdi Bay C. Yusuf atılganın bu kitabında varoluşçuluk akımının izlerine rastlıyoruz. Albert Camus’nun Yabancısında “Bugün annem öldü belki de dün bilmiyorum” cümlesindeki gibi bir umarsızlık dikkat çekiyor karakterde, sanki biraz da Sartre’nin bulantısının izleri var. Her şeyi eleştiren, memnun olmayan ve her şeyden tiksinen bir adam. Kendisinin farklı olduğunu düşünüyor her zaman “ben onlar gibi değilim” diyor ama en çok da kendinden nefret ediyor sanki farkında bile olmadan. Babasından o kadar nefret ediyor ki; babası “bu çocuk adam olmaz” dediğinde babam adamsa ben adam olmayacağım diyor Bay C. Ancak karakterin baba travmasını dönüştürememiş olması sanki gittikçe babasına benzemesine sebep oluyor. Babam hep şarap kokardı diyor ama kendisinin pek farkı yok. Annesi olmadığından teyzesinin ona sunduğu şefkati bulmaya çalışıyor ama bulamıyor. Kitapta karakterin kadınlara bakış açısı da aşırı derece de rahatsız ediyor. Bay C kendisini aylak olarak adlandırıyor. Şahsen bende aylak derdim. Hayatta bir amacı olmayan herkes sürüklenmeye mahkumdur gibi geliyor. Bay C gibi.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202571,1bin okunma
10/10
·336 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 00:35
Vanessa Bennett evlilik terapisti ve derinlik psikologu. Kitapta hem kendi hikayesine hem de danışanlarının hikayesine yer vermişti. Bir psikolog olarak kendisinin de anne olduktan sonra ilişkisinde problemler yaşamasını ve bunu okurlarına aktarmasını filtresiz ve oldukça samimi buldum. Kitap annelik sürecindeki kimlik değişiminin pek de kolay olmadığını ortaya koyuyor. Hemen hemen kadınların yüzde sekseni bu süreci zor atlatıyor. Ancak bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi anneliğe atfedilen aşırı fedakâr rolü. Hemde yüzyıllardır. “Bir daha bunaldığınız, aklınızı kaçırıyormuş gibi hissettiğiniz ya da “her şeyin üstesinden gelemediğiniz” için kendinizi başarısız bir anne gibi hissettiğinizde ve bu yüzden kendinizi hırpaladığınızda, bu beklentinin tarihsel ve evrimsel olarak yanlış olduğunu hatırlayın.” Bölümlerin sonundaki derinlik çalışmaları da çok güzeldi. Kendini yorulmuş hisseden her annenin ya da anne olma yolundaki her kadının okuyabileceği güzel bir kitap.
Annelik MitiVanessa Bennett · İrene Kitap · 20269 okunma
Puan vermedi·277 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 14:59
Julia Cameron uzun bir süredir okumak istediğim bir yazardı. “Sabah sayfalarını” çokça duyduktan sonra bu kitabı okumaya karar verdim. Sanatçının yolu kitabında yazarın özellikle altını çizdiği iki şey var: Sabah sayfaları ve sanatçı buluşması. Her insanın içerisinde Tanrıdan gelen bir yaratıcı potansiyel vardır diyor yazarımız. Çoğumuz bunu unutur, baskılar ya da türlü bahaneler üretiriz. İşte o yaratıcı potansiyeli yeniden ortaya çıkarmamıza yardım eden şey, sabah sayfaları yazmaktır. Her sabah ilk iş üç sayfa yazıp zihnimizi boşaltmak. Kitap tam 12 bölümden oluşuyor, her hafta için bir bölüm ayrılmış ve ayrıca her bölümün sonunda kişinin kendisine sorup cevaplaması gereken sorular ve çalışmalar bulunmakta. Kitabın bazı bölümlerini o kadar iştahla okudum ki, tüm sayfanın altını çizmek istedim. Kitap benim için bir rehber niteliğindeydi. Bana kalırsa asla bir kez okunup rafa bırakılacak bir kitap değil, başucu kitabı yapıp arada bir mutlaka yeniden karıştırılması gereken bir kitap.
Sanatçının YoluJulia Cameron · Butik Yayınevi · 2023831 okunma