Puan vermedi·200 syf.··
2026 425. kitabı
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı (The Subtle Art of Not Giving a F*ck), Amerikalı yazar ve blog yazarı Mark Manson tarafından kaleme alınan, geleneksel kişisel gelişim kitaplarının "her zaman pozitif ol" dayatmasına meydan okuyan, küresel çapta büyük başarı yakalamış sarsıcı bir modern felsefe ve rehber kitabıdır. Yazar, alışılagelmiş pembe tablolar çizmek yerine, hayatın gerçekleriyle yüzleşmeyi ve acıyı kabullenmeyi temel alan ters köşe bir yaklaşım sunar. Mark Manson’ın ana tezi, her şeyi kafaya takmayı bırakıp sadece gerçekten önemli olan birkaç şeyi önemsememiz gerektiğidir. Yazara göre hayat kısıtlıdır ve enerjimizi her küçük soruna harcarsak mutsuz olmamız kaçınılmazdır. Kitap, "kafaya takmamayı" boşvermişlik veya umursamazlık olarak değil, neyin önemsenmeye değer olduğunu seçme becerisi olarak tanımlar. Manson, hayatın acılardan, başarısızlıkl屋さん ve pişmanlıklardan muaf olamayacağını savunur. Gerçek mutluluğun sorunsuz bir yaşam sürmekle değil, çözmekten keyif alacağımız doğru sorunları seçmekle mümkün olduğunu belirtir. Kitap boyunca; kusursuzluk yanılgısı, sürekli özel hissetme arzusu, kurban psikolojisi ve ölüm gerçeği gibi ağır konuları samimi, esprili ve bazen de oldukça sert bir dille masaya yatırır. Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı; modern dünyanın yarattığı sürekli mutluluk ve başarı baskısından yorulan okurlar için, sınırlarını kabullenmenin, sorumluluk almanın ve daha samimi, gerçekçi bir yaşam kurmanın yollarını gösteren pratik ve dürüst bir başucu eseridir.
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama SanatıMark Manson · Butik Yayınları · 201715,5bin okunma
7/10
·148 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:47
Aylin Balboa’nın Belki Bir Gün Uçarız kitabı, acıyı ve hüznü anlatırken insanı boğmayan, aksine yer yer gülümseten bir kitap. Kitapta belirli bir konu yok. Kayıpları, kırgınlıkları ve hayatın ağırlığını anlatıyor ama bunu mizahı bir dille yapıyor. Bu yüzden okurken hem üzülüyoruz hem de gülüyoruz. Yazarın dili oldukça samimi ve blog yazısı okur gibi ilerliyorsunuz. Sanki karşınızda oturmuş da aklından geçenleri filtresiz bir şekilde anlatıyormuş hissi veriyor. Kitap bölümlerden oluşuyor ve biz de yazarın içinden ve aklından fışkıran cümlelere kapılıp gidiyoruz. Bazı satırlar çok tanıdık geliyor, bazılarıysa durup düşünmenizi sağlıyor. Edebi anlamda çok büyük bir derinlik ya da güçlü bir kurgu beklentisiyle yaklaşılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu kitap daha çok bir duygu hali, bir iç dökme, rahatlama kitabı gibi. Bir oturuşta okunacak, kısacık, akıcı, samimi, içten ama hüzünlü bir
Belki Bir Gün UçarızAylin Balboa · İletişim Yayınevi · 20214,486 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·272 syf.·
2026 33. kitabı
İlhami Algör ‘den Aziz İnsanlık Kitap içeriği P24 internet sayfasındaki “Okumalar, değinmeler” isimli yazı dizisinden alınmış. Kitabı bitirince p24 blog sayfasını da ziyaret edip oradan da inceledim. “İlhamice” yorumlar olarak isimlendiriyor bunları. Bu kitabı kendisiyle çay içerken imzalattığımı da belirtmek isterim ve ayrıca paylaşım fotoğrafındaki genç ve dinamik yazarımızın ta kendisi. İçeriğinde bir çok kitap hakkında düşünceleri, incelemeleri okuyoruz ve bir sürü kitap önerisi almış oluyoruz. İncelemeyi de kendine göre yorumluyor ve kafamda girdaplara sebep oluyor (Bu iyi yönde bir girdap). Sadece kitaplar değil elbette; tarih, film ve elbette olmazsa olmazımız birazcık, ucundan siyaset. Aman mazallah fazla siyaset bize çimdik falan atar. Neyse… Okurken keyif aldım; haftalık, aylık dergi/gazete takip etmenin güzel olacağını düşündüm. Bir yerden başlamak lazım. Selam sevgiyinen…. “Korku, bu gezegen canlılarının temel ihtiyaçlarından biridir.” “Tapınak, iktidarını insanlara terk etmek zorunda kalan Tanrı'nın yaldızlı hapishanesidir.” “Herkes nabzının attığı zaman ile meşgul. Fakat bazı hallerde geriye dönük bir sağırlık ve hatta ileriye dönük bir körlüğe yol açıyor şimdicilik.” “Bazılarımız ruhları rüzgârlı insanlardır. Risk algıları farklıdır. Onlar için "uyumsuz" derler. Belki de uyulması istenen nasıl bir hayat örüntüsü ise, o örüntünün rollerine ikna olmamışlardır.”
Aziz İnsanlıkİlhami Algör · İletişim Yayınları · 20247 okunma
ZİRVE ÖTESİ #2
10/10
·392 syf.··
2026 18. kitabı
Selamlar Dostlarım, Bugün sizlere Zirve Ötesi serisinin ikinci kitabı olan Ateşten Tezahürat kitabından bahsedeceğim. Bu serideki karakterler birbirlerine inanılmaz güçlü bağlarla bağlı arkadaşlar. İlk kitapta İklim ve Karza'nın hikâyesini okumuştuk, şimdi ise benim favori karakterlerim olan Sonat ve Tamay'ın hikâyesini okuyoruz. Tamay, bir amigo kız takımının kaptanı. Ailesinin ona yeterince ilgi göstermemesinden ve erkeklerle olan ilişkilerinin uzun soluklu olmamasından yakınan; oldukça özgüvenli, kendini iyi tanıyan bir kız. Sonat ise buz pateniyle uğraşan, ancak spor dışında yaşadığı bir sakatlığın ardından buz patenine geri dönmekte zorlanan bir genç. Tamay'ı ilk gördüğü anda âşık olan Sonat; centilmenliği, kibarlığı ve sevdikleri hakkında her şeyi bilip onların hayatını kolaylaştırmaya çalışmasıyla gerçekten müthiş biri. (Biraz Sonat hayranıyım, kusura bakmayın. ) Sonat ve Tamay'ın ilişkisi başlangıçta sahte bir ilişki olarak başlıyor. Çünkü Tamay, insanlara uzun süreli bir ilişki yürütebildiğini göstermek isterken; Sonat da sosyal ortamlara geri dönmeyi ve hayatındaki ilk ilişki deneyimini yaşamayı hedefliyor. Bakalım bu sahte ilişki ne kadar sürecek? Ben bu kitaba bayıldım. Hatta serideki en sevdiğim kitap oldu. Kendim yazsam muhtemelen böyle bir hikâye yazardım. Kitabı okurken sık sık gülümseyip kahkahalar attım. Tamay'ın bir blog sayfasının olması ve oradaki yazıları okumak da çok hoşuma gitti. Karakterler arasındaki dostluk, spor hayatı ve romantizm oldukça başarılı bir şekilde anlatılmış. Son derece eğlenceli ve akıcı bir kitap olmuş. Umarım siz de okur ve beğenirsiniz. Adora Yağmur Ateşten Tezahürat
Aşk
Ateşten TezahüratAdora Yağmur · İndigo Kitap · 2025734 okunma
Masum görünen birkaç çizim ve ardındaki sırlar...
9/10
·220 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 02:13
Hikaye, ilk bakışta aralarında hiçbir bağ yokmuş gibi duran, sıradan hatta bazen çocukça görünen dokuz farklı resim üzerinden ilerliyor. Bir blog yazarına gelen bu tuhaf çizimlerin ardındaki detayları yazarla birlikte incelemeye başlıyorsunuz. "Bu çocuğun çizdiği ağaçta neden bir gariplik var?", "O karalamanın asıl amacı ne?" derken, tamamen kopuk gibi duran parçalar yavaş yavaş, tüyler ürpertici bir şekilde birleşmeye başlıyor. Kitabın en güzel yanı sizi pasif bir okur olmaktan çıkarıp metnin içine çekmesi; adeta resimlere büyüteçle bakan bir dedektif gibi hissediyorsunuz. Sayfaları çevirdikçe o masum çizimlerin arkasındaki karanlık hikayeyi çözmek keyifli olduğu kadar da geriyor insanı. Klasik cinayet ve polisiye romanlarının o bilindik şablonlarından sıkıldıysanız, hiç tereddüt etmeden görsel zekanızı da işin içine katan bu kurguya kesinlikle şans verin derim. Başladıktan sonra bir çırpıda bitirmek isteyeceğinizden eminim. Küçük bir uyarı: Çevrenizdeki insanların veya çocukların çizdiği sıradan resimlere bir süre şüpheyle yaklaşabilirsiniz. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,843 okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 13. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:27
Yaşamak, okuduğum ilk Yu Hua kitabı oldu. Kitap hakkında daha önce blog yazılarında ve YouTube kanallarında okuduğum, dinlediğim yorumların ne kadar haklı olduğunu okudukça anladım. Roman, halk şiirleri derleyen bir gezginin; zampara ve mirasyedi bir adamın çarpıcı hayat hikâyesini dinlemesi üzerine kurulmuş. Anlatıcının hayatındaki kırılma noktaları aktarılırken, bir ülkenin yaşadığı büyük değişimler ve kırılmalar da gözler önüne seriliyor. Kitap boyunca açlığı, çaresizliği ve insan hayatının kimi zaman ne kadar değersizleşebildiğini hissediyorsunuz. Yazar, okura oldukça güçlü bir perspektif sunarken ince ama etkileyici eleştiriler de yapıyor. Diğer taraftan kitabın edebî dili de çok başarılıydı. Çeviri olmasına rağmen sanki Türkçe yazılmış gibiydi. Bu yüzden çevirmeni de ayrıca övmek istiyorum; emeğine sağlık. Keyifli ve sorgulatan okumalar...
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma