Peruse

Peruse
@blueidea
hicransa hicran, vuslatsa vuslat, hasretse hasret...
Fakat bu benzer sözcükler, iki şairde de (Ahmet Arif ve Refik Durbaş) sözcük olarak değil de, onların çocukken oynadığı kum, toprak, taş, süpürge sapından at, üç vagonlu ahşap tren, su tabancası, emdikleri süt yedikleri ekmek gibi duruyor. " Analarının ak sütü gibi helal" dedikleri bu olsa gerek.
Reklam
Şükrü Erbaş
Bir şiirinde: Canımın içinde canımı duyan Canımın içine taşıdım seni -Demiş ^ Ülkü Tamer^ Belki de çocukluğunun tam bir hikaye anlatıcısı Barak ustaları, Barak havaları onu, geleneksel şiirin yapısı içinde son derece modern bir şiir yazamaya götürmüştür. Şiire başladığı günlerden son kitabına kadar, giderek daha yoğun olarak, bir yanlış anlaşılmayı göze alarak, 'modern baraklar' diyeceğim bir şiiri hiç bırakmamıştır.
Şiir
Hz Süleyman ve İstanbul
İstanbul'u kuran, adaleti ile ünlü Hz. Süleyman, babası Hz. Davut gibi önce hükümdar sonra peygamber olmuştur. Hayvanlarla konuşabilen, bütün dilleri bilen,adalet simgesi Hz Süleyman Mescid- i Aksâ'yı inşâ etmiştir.
Tarih
İrfan Değirmenci
Ya varlığın zararsa? Ya aşk dediğin şu üç günlük dünyada onun "sahte cenneti" ise? - Sevdiğin için vazgeçtin mi birinden hiç ?
İlişkiler
Sonsuza kadar güven vermeyeceksen toprağına, sabırla sadakatle büyütmeyeceksen aşk ağacını, bir başkasının kalbine tohum ekmek de ne ? ^İrfan Değirmenci^
İlişkiler