"Birinci, yıllarca Falih Rıfkı’yı hasta ruhlu bir adam diye okumadıklarını ama onu okumazsak 2. Meşrutiyet’in Türk Cemiyeti’ni, cumhuriyet dönemini anlayamayacağımızı söyledi. Tarihe ve hatırata bakışta tek yönlü olmamak gerektiğini, tek kaynağa itibar etmemek gerektiğini vurguladı."
dunyabizim.com/etkinlik/26597/...
"0Bir terzi olan Rebia Tevfik Başokçu’nun “Avrupa’da Yirmi Senem Nasıl Geçti?” isimli hatıra kitabına Yakup Kadri Karaosmanoğlu bir takriz yazmış. O yazıda Yakup Kadri şöyle demiş: “Benim gençliğimde bütün dudaklarda dolaşan bir söz vardı: Bu memlekette nazır olacağına, Avrupa’da git kundura boyacılığı yap, daha iyi!” Birinci, bu alıntıyı yaptıktan sonra devam etti: “Nice kalem sahipleri, mektepliler, arka kapılardan sığışarak kapağı Avrupa’ya attılar. Kah birbirlerini dolandırdılar kah evden gelen para ile idare ettiler. Hiçbirine bir Avrupalı’nın kundurasını boyamak nasip olmadı. Bu psikolojik durumu bilmezsek Avrupa’daki Türkler’in durumuna hâkim olamayız.”
dunyabizim.com/etkinlik/26597/...
"Kültürümüzde biyografi yazma adeti olmadığı için nice mühim hatıralar kişinin ölümüyle ölmüştür. Ali Birinci bunu engelleyebilmek için Ercüment Kuran’a biyografisini yazması için yalvarmış, “olmaz” demiş; “ben yazayım” demiş, yine olumsuz cevap almış. Mehmet Akif’in hem talebesi hem dostu, 93 yaşında ölen Çankırılı Tahsin Nahit Uygur da tüm ısrarlara rağmen “Ya Aliciğim bizim hatıralarımızdan ne olur!” deyip yazmamış hatıratını."
dunyabizim.com/etkinlik/26597/...
"Ali Hoca’ya göre ülkemizde bazı biyografilere hiç teveccüh yok. Bunlardan biri Ankara’da 6 cilt basılmış Türkiye Ansiklopedisi. Bazı biyografiler sadece bu kitapta varmış. Ansiklopediyi hazırlayanlardan biri Mehmet Akif Ersoy’un en yetenekli talebelerinden biri, Mehmet Ekrem Üzümeri imiş."
dunyabizim.com/etkinlik/26597/...
"Doktor Hüseyin Remzi de biyografi yazımına dair zorlu bir örnekti. O devirde Miralay, Nebatatçı ve ‘bizim’ Hüseyin Remzi olmak üzere üç tane Doktor Hüseyin Remzi vardır. Hocanın bahsettiği Hüseyin Remzi hukuk ve tıp fakültesini beraber bitirmiş fakat ömrü boyunca ne hukukçuluk ne doktorluk yapmış; dilcilikle ömrünü geçirmiş. El yazısı ile yazılan Lügat-ı Remzi, Vankulu Lügati’nden sonra en pahalı satılan sözlükmüş. Hüseyin Remzi 17 yaşında lügat hazırlamaya başlamış, Redhouse sözlüğünü küçültmüş ve kendi ifadesi ile talebeler tarafından çok sevildiği için dokuz baskı yapmış."
dunyabizim.com/etkinlik/26597/...