beyza nur

Okudum, bitti.
4/10
·126 syf.·
2023 9. kitabı
Birkaç ay önce kitapçıda rastgeldiğim, kahve içerken okuduğum bir kitaptı. Aslında o gün oraya ders çalışmaya gitmiştim ve finallerime de epey az bir zaman kalmıştı ama kitaplardan, özellikle de ilgimi çeken kitaplardan uzak duramıyorum. O gün sadece 40-50 sayfa okudum, "Mutlaka daha sonra gelip okuyacağım." veya "Sonra satın alıp okurum." diyip bıraktım. Birkaç hafta önce de kargom ulaştı, bugün okumaya başladım ve 3 saat içerisinde bitti. Hızlı ilerleyen bir kitap, birinci tekil ile yazılmış kitapları okumak benim için daha kolay. O kataktermiş gibi, olayları ben yaşıyormuşum gibi düşünmemi kolaylaştırıyor; bu da hoşuma gidiyor. Okumaya başladığımda olacağını düşündüğüm kitaba dönüşmedi kesinlikle. Ana karakterimiz Furukura Keiko, biraz garip birisi. Hayatı boyunca anormal olarak görülmüş, dışlanmış, kısmen de kendisini toplumdan soyutlamış. "Normal" sayılabilmek için de taklit becerisi geliştirmiş. Okurken bir insanı değil de robotu okuyormuş gibi hissettim. Düşünceleri çok farklı bir bakış açısıyla işliyor, beyni oldukça oldukça farklı çalışıyor, duyguları hissetmiyor ve mimikleri de sahte. Okumaya başladığımda Furukura'nın "normalleşeceği" bir hikâye okuyacağımı zannediyordum, robottan insana dönüşünü ama hayır, öyle olmadı. İyi ki de olmadı. Herkes normal olmak zorunda değil, Furukura da anormal değil zaten. Radikal feminizm üzerine düşünen ve bunu destekleyen biri olarak Şiraha çok sinirimi bozdu, onu görmezden gelmeye çalışın okurken. İyi okumalar.
KasiyerSayaka Murata · Turkuvaz Kitap · 20193,664 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·272 syf.·
2022 2. kitabı
Kitabı beğenmedim diyemem ama beğendim demeye de dilim varmıyor. Kurgu için edecek lafım yok, gerçekten çok güzeldi. "Alt tarafı bir portre." dediğim portrenin altından ne işler çıkıverdi. Dorian Gray dışında karakterlerin karakter analizleri bana çok yavan geldi, gelip geçen figüran karakterler çok fazlaydı ve her birine yetişmek beni zorladı. Tamam, figüran karakterleri uzun uzun yazmaya gerek yok pek tabii ama neden Basil Hallward'ın veya Lord Henry'nin karakterleri mercek altına alınmadı? Konuştular konuşmalarına ama onları pek tanıyamadım. Biraz tezat kalacak az önce yazdıklarıma ama Lord Henry'nin düşünce yapısı, özellikle kadınları algılama biçimi gerçekten çok sinir bozucuydu. Arada kitabı kapatıp lafları sindirmem gerekti, kitabın içine girip bizzat Lord Henry ile kavga etmek istedim. Oscar Wilde'ın üslubu genel olarak akıcıydı ve "Okudum, bitti." diyebileceğim bir kitaptı benim için. Sadece zaman atlaması olan kısımda birkaç sayfayı Dorian'ın yıllar içinde edindiği alışkanlıkları anlatmaya ayırıyor ve kumaş türleri veya mücevherler hakkında okumak beni sıktı açıkçası. Onun dışında sürükleyiciydi. Okuduğuma pişman olmadım ama dönüp bir daha okumam. İyi okumalar :)
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · İş Bankası Yayınları · 202199,1bin okunma
8/10
·504 syf.·
2022 1. kitabı
Kitabı genel olarak beğendim. Mitoloji bilgim çok yoktur. Madeline Miller'dan okuduklarım, biraz da küçüklükten beri oradan buradan duyduklarım işte. Dolayısıyla kitabın yarısının 3. kişi ağzından diğer yarısının da bizzat Zeus'un ağzından en başından tüm (tamam tümü değil ama çoğunluğu) mitolojiyi anlatıyor olması çok hoşuma gitti. Kitabın polisiye kısmına gelecek olursak asla katilin kim olduğunun farkına varamadım, bi' ara "Acaba o mu?" demiştim ama hayır, hemen ardından tüm şüphelerim yok oldu. Karakterler, cinayetler, mitolojinin anlatılışı hepsi uzun uzun üstüne düşünülmüş ve detaylandırlarak yazılmıştı ki çok sevdim. Kitapta anlatılan şeyler mitoloji & polisiyeden ibaret değil. Irkçılık, göçmenler, idealler ve ideolojilerden bahsediliyor ve bunu çok güzel yedirerek yapıyor Ahmet Ümit. Bunun dışında kitap normalde elinize aldığınızda en son gözleriniz iflas ettiği için bırakmak zorunda olacağınız kadar sizi saracak bir kitap ama ben arkadaşımla beraber okuyordum o yüzden 20 günü aştı okuma sürem. Kitapla ilgili tek olumsuz eleştirim son 30-40 sayfanın yazımı bana biraz yazar aceleye getirmiş gibi geldi. Ahmet Ümit taslaklarına bakmış da "Yeter yahu, bitsin artık." diyip çalakalem yazılmış hissettirdi. Katil ortaya çıktıktan sonraki olaylar biraz daha işlenip detaylandırılabilirdi. Zamanı kısaltmak gibisinden bir şey demiyorum, sadece daha fazla şey yazılabilirdi. Uzun lafın kısası, okumaktan çekinmeyin. Mutlaka seveceksinizdir.
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,1bin okunma