Hayat can sıkıcı bir tuzaktır. Düşünen bir insan olgunluğa eriştiğinde ve tam bir bilinç kazandığında kendini istençsiz olarak sanki çıkışı olmayan bir tuzağın içindeymiş gibi hisseder.
Deniz köpükler içinde... Rüzgar etrafında fişek gibi çatlar... Yelkenler çırpınır... Sandal, dalgaların göğsüne sarhoş gibi yaslanmış, uçmak da değil, yüzmek de değil... Bir hal ki...
Eylülde sanki bahara hasret çeken mahzun bir tazelik, sanki üzerine çöken kışın, kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine kalıcı olmak, tekrar bahar olmak mücadelesi vardır.