Her şey tamam olsun, kendimi pek yalnız hissetmeyeyim diye, benim için artık, idam günümde bir sürü seyirci bulunmasını ve beni nefret çığlıklarıyla karşılamalarını dilemekten başka bir şey kalmıyordu
Dosdoğru güneşin ortasına koşmak gerekmez, dünya üzerinde, güneşin zaman zaman aydınlattığı ve insanın bir parça ısınabileceği küçük, saf bir köşeye sığınmak yeter.
Basit bir insan,mesela hiç okuması yazması olmayan bir köylü,bir amele,lalettayin bir adam bunlardan çok daha mükemmel bir bütündür. Çünkü o adam,mesela Hasan Ağa, Hasan Ağa olarak düşünür,böyle yaşar. Hükümleri hayatın verdiği birtakım tecrübelerin neticesidir ve kendine göredir. Konuşurken karşısında Hasan Ağa'dan başka kimse yoktur. Fakat bu efendilerin hiçbiri kendisi değildir. Fikir diye ortaya attıkları her sey, kafalarına rastgele doldurdukları hazmedilmemiş,acayip,birbirine zıt bilgilerin tahrip edilmiş şekillerinden ibarettir.