Kişinin, insan doğası modeline en fazla yaklaşacak şekilde kendini geliştirmesi (Spinoza), veya başka bir deyişle, insan varoluşunun koşullarına azami ölçüde uyacak şekilde gelişip potansiyel varlığını büsbütün açığa çıkarması olarak tanımlanabilir; aklın veya deneyimin, akılla anlayabildiğimiz insan doğasını göz önüne alarak hangi normların iyi olmaya hizmet ettiğini kavramamızda bize yol göstermesine olanak tanımasıdır (Thomas Aquinas).
Cinsel dürtüsü erken beliren ya da aşırı ve çok istekli olan çocuklar bunaltılara karşı bir eğilim gösterirler. Bu durumda çocuk bir yetişkin gibi davranır: Libidosu doyuma erişmediği anda bunaltıya döner. Doyuma ulaştırılmamış bir libido yüzünden nevrozlu bir yetişkin ise bunaltıları içinde bir çocuk gibi davranır.
Cinsel yasaklamaların gelişmesi (utanma, iğrenme, acıma) küçük kızlarda erken tamamlanır ve küçük erkek çocuklarınkinden daha az direnme ile karşılanır. Aynı şekilde, kızlarda cinsel bastırmaya eğilim daha büyük bir rol oynar görünür ve kısmi cinsel dürtüler ortaya çıktıları zaman, edilgin bir biçim içinde dile gelmeye yatkındır.
Bütün sapıklarda gerçekten, doğuştan gelen bir etken vardır fakat bu etken bütün insanlarda bulunmaktadır. Şiddetinde bir değişiklik olması ve ortaya çıkabilmesi için dışardan gelmiş izlenimlere gereksinimi vardır.