sıla

10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 13:11
Emil Michel Cioran
Emil Michel Cioran
bu kitabını daha 23 yaşındayken bitmeyen uyku sorunlarının getirdiği umutsuzluk ve varoluşsal krizler nedeniyle kaleme alıyor. "Hiçbir şeyden hoşnut değilim. Beni Tanrı seçselerdi bile anında istifa ederdim, dünya bana indirgenseydi, bütün dünya ben olsaydım kendimi parçalar ve un ufak ederdim"
Umutsuzluğun Doruklarında
Umutsuzluğun Doruklarında
Cioran'ın farklı konularla (umutsuzluk, aşk, din, acı, ölüm, intihar v.b) ilgili düşüncelerini yazdığı felsefik denemelerden oluşuyor ama özellikle umutsuzluğun üzerinde duruyor. Cioran için umutsuzluk bir çaresizlik hâli değil aksine hayatın tüm gerçeklerini dürüst bir şekilde dile getirmenin sonucu. E. Michel Cioran doğumu hata, hayatı da anlamsız buluyor. Fakat "intihar fikrini"nin getirmiş olduğu özgürlük sayesinde intiharı yaşama tutunma sebebi olarak görüyor. "Kurtuluş yalnızca unutuşta. Her şeyi unutabilmek, kendimi de tüm dünyayı da unutmak isterdim." Bence Cioran'a başlangıç için muhteşem bir kitap. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Umutsuzluğun DoruklarındaEmil Michel Cioran · Jaguar Kitap · 20192,088 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 23:08
Öncelikle ben hiç yas süreci yaşamadım ama buna rağmen yazarla birlikte o acıyı hissettim.
Jean-Louis Fournier
Jean-Louis Fournier
çok akıcı, ironik bir dile sahip aynı zamanda yaşadığı duyguları okuyucuya aktarma konusunda çok iyi. Bu yüzden kitaplarını büyük bir keyifle okuyorum.
Dul
Dul
eşi Sylvie öldükten sonra yazdığı bir yas kitabı. Sylvie hayattayken söyleyemedikleri, fark edemedikleri ve öldükten sonra o yas sürecindeki farkındalıkları beni çok etkiledi. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap. Keyifli okumalar. “Artık her sabah yalnız uyanıyorum. Uyanır uyanmaz aklıma gelmiyor öldüğün, sanki her sabah tekrar ölüyorsun.”
1000Kitap
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,6bin okunma
9/10
·48 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 19:10
"Ülkemi terk etmeseydim nasıl bir hayatım olurdu? Daha zor, daha yoksul sanırım ama daha az yalnız, daha az parçalanmış, mutlu belki de."(s.31) Yazarın tek otobiyografik romanı. İlk defa
Agota Kristof
Agota Kristof
okuyacaksanız bu kitapla başlamanızı öneririm. Yazarın yoksulluk ve ailesinden kopmuş geçen çocukluk yılları, Macaristan Sovyet Rusya işgali altında iken yaşadığı zorluklar ve en sonunda ailesini, arkadaşlarını ve vatanını geride bırakarak başka bir ülkeye sığınmacı olarak gidişine şahit oluyoruz. Dilini, kültürünü, yaşam tarzını bilmediği bir ülkede küçük çocuğuyla hayata yeniden tutunmaya çaşılıyor. Kitabın adı da Fransızca'yı öğrenme sürecinden kaynaklanıyor. "Okumayı öğrendim, okumayı yeniden öğrendim." (s. 40) Okumak ve yazmak
Agota Kristof
Agota Kristof
için vazgeçilmez bir şey olmuş. Yaşadığı bütün zorluklara rağmen yazarak herkese meydan okumuş. "Emin olduğum bir şey varsa, o da yine yazacak olduğumdur, nerede ve hangi dilde olursa olsun."(s.31) Keyifli okumalar.
1000Kitap
Okumaz YazmazAgota Kristof · Can Yayınları · 20233,677 okunma
Tanrı'nın adaletini sorgulatacak bir kitap.
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 18:20
Öncelikle kitap Kabil'in kardeşi Habil'i öldürmesini ve sonrasında yaşananları Kabil'in bakış açısıyla ele alıyor. Yani hikayeyi Kabil'den dinliyorsunuz ve kardeşinin ölümünde Tanrı'yı suçluyor. Hikayeyi çok farklı bir şekilde kurgulamış. Aynı zamanda Nuh, İbrahim gibi peygamberlere de değinmiş. "İnsanoğlunun tarihi, tanrı'yla olan anlaşmazlıklarının tarihidir, ne o bizi anlar, ne de biz onu anlarız." (s. 73) Yazarın dili çok akıcı değil, zaman zaman insanı bunaltıyor fakat çok farklı bir bakış açısıyla yazılmış, sonuna kadar büyük bir merakla okudum. Dini hikayelerle ve karakterlerle ilgili bir hassasiyetiniz varsa veya farklı bakış açılarına açık değilseniz bu kitabı okumamalısınız. İyi okumalar.
1000Kitap
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,2bin okunma
8/10
·95 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 15:27
Bakirelik Tabusu, Kadın Eşcinselliği ve Kadın Cinselliği olmak üzere kitap üç makaleden oluşuyor. İlk makalede kadın bakireliğinin kutsallaştırılma nedenlerine, bazı kabilelerdeki bekaret bozma geleneklerine değiniyor ve bekaretin bu kadar önemli olma nedeninin erkeklerin kadına bir mülkmüş gibi sahip olma istediğinden kaynaklandığını belirtiyor. "Bekâret bir tabunun, dinsel olarak tarif edilebilecek bir yasağın konusu haline gelmiştir." (s.7) "Bir ilkel insan ne zaman bir tabu yaratıyorsa bir tehlikeden korkuyor demektir ve kadınlara karşı duyulan genel bir korkunun da bütün bu imtina kurallarında ifade bulduğu tartışılmaz bir gerçektir." (s. 13) İkinci makalede kendisine gelen eşcinsel bir kadın vakasını ele alıyor ama eşcinselliği kaynağının ne olduğunu kesin bir şekilde bulamıyor. Üçüncü makale beni rahatsız etti. Çünkü kadınlarda "penis kıskançlığı" olduğunu ileri sürüyor. Aynı zamanda Oedipus kompleksinin erkek çocuklarında ve kız çocuklarında nasıl geliştiğini açıklıyor. "Küçük kız, bir erkek cinsel organı görüp de kendisindeki eksikliğin farkına vardığı zaman ancak tereddütle ve istemeye istemeye bu nahoş bilgiyi kabul eder." (s. 80) Freud'un kullandığı bazı terimlerden ve kadın cinselliği konusundaki bakış açısından dolayı okurken beni zorlayan bir kitap oldu. Fakat Freud'un her şeyi derinlemesine incelemesini ve bir düşüncenin, tabunun altında yatan bütün nedenleri düşünmesini seviyorum. Psikolojiye ilgisi olanların seveceği bir kitap. İyi okumalar.
1000Kitap
Bakirelik TabusuSigmund Freud · Oda Yayınları · 2018649 okunma