Dine ciddiyet ve samimiyetle hizmet vermek isteyenler, Allah'ın adını herşeyden üstün tutmak isteyenler, İslâm'ı yüceltmek isteyenler, hakikat ve sevabı arayanlar, doğru din anlayışını bulup ikmal etmeye çalışanlar, herhâlükârda hakikati tek ölçü olarak alanlar, parti veya şahsiyetleri ne kadar önemli olursa olsun bunları dokunulmaz hâle getirmeyenler, olumlu ve yapıcı eleştiriyi, farklı görüş ve samimi bakış açıları kendi görüşlerine ters düşse de daima hoşgörüyle karşılamışlardır. İslâm yasalarının ve deneyimlerinin yorumlanıp uygulanmasında ümmeti uzun tarih boyunca bozulmalar, çarpıtmalar ve toplu sapmalardan koruyan unsurlardan en önemlisi bu tür tarafsız, yapıcı, samimi eleştiri ve değerlendirmelerin hep var olmasıdır. Yapılan katkılar sayesinde İslâm Düşüncesi gelişmiş, bakış açıları daha sağlıklı bir temele oturmuştur. Ayrıca İslâm Fıkıh Kütüphanesi inanılmaz bir şekilde zenginleşip din ve kültür tarihinde görülmemiş bir genişliğe ulaşmıştır. Böylece ümmet, kararsızlık sıkıntısından muhafaza edilmiş, yolları aydınlığa kavuşmuştur. Siyasî lider, mütefekkir, âlim ve onlara tabiî olanlar ise sadece kendi görüşlerini beğenip böbürlenmek ve kendilerini yanılmaz saymaktan kurtarılmıştır. Sonuç olarak bütün ümmet aşırıcılıktan, sapmalardan ve hatalardan muhafaza edilmiş oldu.