onur erdal

Her anı, ne yapmam gerektiğini düşünerek geçirdiğim için çabuk yoruldum. Bana müsaade.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım, mürekkeple yazmışlar; oysa ben kurşun kalem silgisiydim, azaldığımla kaldım.
Yürümek yerine motorlu taşıtları kullanan, düşünmek yerine televizyon seyreden, spor yapmak yerine playstation oynayan, kütüphane koridorları yerine internet sitelerinde dolaşan çocukların olgunlaşmaları gecikiyordu. Geçmiş kuşaklara göre tabii ki daha çok bilgiye sahiplerdi ancak bu bilgiyle ne yapacaklarını belirlemelerine onları zorlayacak bir hayat yaşamıyorlardı.
Çağın vebasının heba olduğundan bahsediyorlardı. "İnsan kendini öğrendi." "Sonra başını kaldırdı ve diğer insanlara baktı." "Evet" "İnsan paradan önce harcamayı öğrendi." "Sonra harcayacağı birşey kalmadı ve diğer insanlara baktı." "Evet" "Ve insanın başına kendisinin getirdiği en büyük felaket olan..." "Heba" "Dönemi başladı."
Hayat, tren raylarına benzeyen iki paralel çizginin arasında ilerler. Bu çizgilerden biri en alt, diğeri en üst hayat kalitesini belirler. Çoğu insan bu çizgilere yaklaşmadan ölür. Yaklaşanlar ise çizgiden ayrılamaz, çünkü mıknatıs gibidirler. Elektronik televizyon oyunlarının en ilkeli olan Pong'da siyah ekranın solunda ve sağında iki beyaz çubuk ve onların arasında gidip gelen beyaz bir nokta vardır. Piçler iki hayat kalitesi çizgisi arasında, o nokta gibi hiç zorlanmadan gidip gelebilen tek varlıklardır.