Ne kadar küfretsem az bu budala zihinlere?
Bırak koştursunlar servet ve onur peşinde!
Bu sahtelikler büyüdü mü kat kat şekilsizce,
İşte o zaman anlarsın gerçek iyileri.
Nedir yani?
Üst üste para yığmaya mı çalışacaksın? O zaman para sahibi birini soyman gerekecek.
Yüksek mevkilere gelip herkesi gölgede mi bırakmak istiyorsun? O zaman o onurları sana bahşedenin önünde diz çökmen gerekecek ve rütbece başkalarına üstün olmayı isterken, rica minnet ederek kendini küçülteceksin.
İktidar sahibi olmak mı istiyorsun? Yönettiğin kişilerin hainlikleri yüzünden tehlikelerle burun buruna geleceksin.
Şöhret mi istiyorsun? Belalara bulanıp güvenliğini yitireceksin.
Zevk içinde bir yaşam sürmek mi derdin? Ama en bayağı ve en yavan şey olan şu bedene köle olmayı hor görmeyecek ya da ona sırtını dönmeyecek kimse olabilir mi?
Bütün zevklerin işi aynı, kendisine düşkün olanı dürter, tatlı mı tatlı balını koyup kovanını terk eden arılar gibi uçup gider, hışımla çarpıp kalplerimize iğnesini yapıştırıp oracığa bırakır.
Her kim kendi şehvetini anımsayacak olursa, aldığı zevkin hüzünle sonuçlandığını da bilir. Bunlar mutluluk yaratıyorsa, bütün yaşamları bedensel ihtiyaçlarını tatmine o yönelik olduğuna göre, hayvanlara da neden mutlu denmesin!