Çok kez en ahlâksız insanların en yüksek mevkilerin başına getirildiğinden kimsenin kuşkusu olmadığına göre, en şerefsiz kişilerde kalmasına izin verilen bu mevkilerin özünde iyilik olmadığı açıkça kanıtlanır.
Başkasına yapabildiği bir eylemin kendisine yapılmasını engelleyemeyen o adamın hiçbir gücü olmadığını nasıl görmezsiniz! Yüksek mevkiler ve yetkelerin doğasında yaradılıştan özgün bir iyilik olsaydı, bunlar asla şerefsiz insanların eline geçmezdi.
Bir zamanlar bir tiran herkesin tanıdığı özgür bir adama işkenceler uygulayıp kendisine karşı girişilen suikastin suç ortaklarını onun ağzından almaya zorlayınca, adam dilini koparıp öfkeden köpüren o tiranın suratına atmıştı. Böylece o bilge kişi, tiranın zalimliğinin aracı olarak gördüğü işkencelere katlanıp o işkenceleri erdeminin kanıtı haline getirmişti.
Bir insan bir başkasının ancak bedenine ya da bedeninin de altında yer alan - yani malına mülküne- hükmedebilir. Özgür bir zihne herhangi bir baskı uygulayabilir misin? Kendi aklına hakim, sağlam bir ruhu kendine özgü dingin durumundan hiç uzaklaştırabilir misin?
Bedeninize bir bakarsanız, küçücük sineklerin ısırışlarıyla ya da bir yol bulup içerlere sızan kurtçukların kemirişleriyle bile ölebilen insandan daha zayıf bir canlı bulabilir misiniz?