Benden Ziyade - 2
Kulağımın içinde yuvarlanan fıçılardan çıkan seslerin elde ettikleri hiçbir şey yok. Etrafıma bakınca oluşan gürültünün içinde sessizliğim hakim. Kader çemberinde Boethius'un elbet vardır bir hilesi. Yoksa bu şans bende olmamalı. Kullandığım küçük çekiç, fıçılardan kurtulmama yetmiyor, daha büyüğü gerek. Çünkü kafamdaki bu gürültüden kurtulmanın başka bir yolu olamaz. Belki de basit bir çomakla çemberi çevirmek yerine onu durdurmalıyım. Ben çemberi kibarca çevirirken herkes akbaba gibi tepeme üşüşüyor. Kaderimi belirleyen değnek mi, akbabalar mı yoksa Boethius mu? Durdur zihnimi ve düşüncelerimi flemenk ipliği ile bağla. Bağla ki kopmasın. Soğukkanlılıkla işle benliğime. Fıçılardan kurtulamazsak da tamir edelim. Bu sergüzeştimize böylece dinlenmek için bir nöbet yazalım. Ben içine düştüğüm gürültüden sadece senin fısıltınla kurtuluyorum. Dikkat et ürkekliğim uyanmasın. BLBN 13/04/26
Alıntı
Felsefeye Giriş Okuma Listem.
Bu kitapları çok uzun bir süre önce okumuştum. Listedeki kitaplar başlangıç için okunabilir. Aristoteles’i atladım çünkü onun kitapları daha sistematik çalışılması gereken kitaplar. Platon için Sokrates’in Savunması’nı yazdım. İş Bankası Yayınları’nda tek kitapta Euthyphron, Apologia, Kriton ve Phaedo var. Bunların arasında tek zor olanı Phaedo, diğerleri roman gibi akıyor. Ama İngilizce biliyorsanız, diyaloğu bitirdikten sonra Gregory B. Sadler’in diyalog hakkında çektiği dersi izleyebilirsiniz. Platon - Sokrates’in Savunması Aziz Augustine - İtiraflar Boethius - Felsefenin Tesellisi Machiavelli - Hükümdar Descartes - Yöntem Üzerine Konuşma Leibniz - Monadoloji Hume - İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma Kant - Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi (Aziz Yardımlı’dan uzak durun.) Marx - Komünist Parti Manifestosu Kierkegaard - Felsefe Parçaları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
kalbimden tenime
Kalbimden tenime değen olmadı, yâr Senden derine inen olmadı, yâr Kimse yerine, yerine sığmadı Bin derdin birine derman olmadı, yâr. -Can Ozan
Müzik
Yağmur,bir daha böyle yağar mı? Şimdi çıkıp da, ıslanmasak. Mesafeler tutsak edemez aşkı, Göğe bak sevgilim ben ordayım... (CanOzan- artık uyu)
Platon
Platon'un filozofların kral olması gerektiği yönündeki iddiası, matematik öğretiminin zorunlu olması konusundaki ısrarı ve eğitimin zorunlu olması yönündeki tavsiyesi, modern medeniyetin oluşumunu nasıl etkiledi? Platon'un bu üç konu hakkındaki fikirleri, Batı medeniyetini derinden şekillendirdi, ancak çoğu zaman onun tahmin edemeyeceği veya tamamen onaylayamayacağı şekillerde. Filozof krallar ve uzman yönetişim ideali Platon'un Cumhuriyet adlı eserinde, toplumların zenginlik, soy veya popülerlikten ziyade felsefi bilgeliğe sahip kişiler tarafından yönetilmesi gerektiği savunuluyordu. Her ne kadar gerçek anlamda filozof krallar yaratmamış olsak da, bu fikir çeşitli yönlere doğru gelişen tohumlar ekti. Yöneticilerin miras yerine yetkinliklerine göre seçilmesi gerektiği şeklindeki meritokratik yönetim kavramı, sonunda Avrupa ve ötesindeki kamu hizmeti reformlarını etkilemiştir. Uzmanlık bilgisine sahip uzmanların politikayı yönlendirmesi gerektiği fikri, merkez bankacılığından kamu sağlığı kurumlarına kadar, hükümetlere yönelik teknokratik yaklaşımlarda bugün de geçerliliğini korumaktadır. Ancak bu, demokratik ilkelerle kalıcı bir gerilim yaratmış ve seçilmemiş uzmanların ne kadar yetki kullanması gerektiği sorusuyla hala uğraşmamıza neden olmuştur. Temel eğitim olarak matematik Platon, matematiğin sadece pratik bir bilim dalı olmadığını, aynı zamanda zihni soyut muhakeme için şekillendirdiğini savunuyordu. Matematiğin, insanları maddi dünyanın ötesinde, ebedi gerçeklere doğru düşünmeye eğittiğine inanıyordu. Bu inanç, matematik biliminin ortaçağ ve Rönesans dönemlerinde yüksek öğrenimin merkezinde yer almasına katkıda bulundu. Üniversiteler, kısmen Boethius gibi şahsiyetler aracılığıyla Platon'un etkisinden dolayı, aritmetik, geometri, müzik ve astronomi olmak
1000k
Boethius: iyileşmek istiyorsan yaranı açmalısın. Schopenhauer: yara, kendi kendisini iyileştirir. Shakespeare: yara ile alay eder, yaralanmamış olan. Nietzsche: unutan, iyileşir..