Holy Cortisol Spike

Holy Cortisol Spike
@SymphonyOfMelancholy
PhD in Autism
%52 (198/376 syf.)
Philip Freeman
9/10 · 406 okunma
Puan vermedi·69 syf.·
32 günde okudu
·
2026 19. kitabı
İmam-ı Azam Ebu Hanife
9.5/10 · 412 okunma
Roma’da Eşcinsellik ve Sezar’a Yapılan İtham.
Thermus, Caesar’a Asia Minor’un kuzeyindeki Bithynia Krallığı’na giderek kuşatma için gemiler getirmesini emretti. Roma'nın müttefiki olan Bithynia’nın kralı Nikomedes gönülsüz olmakla birlikte Roma’ya askeri yardımda bulunmak zorundaydı. Caesar başarıya ulaşarak bir donanma elde etti. Belki de başarısı beklenenden daha büyüktü, çünkü ziyareti sırasında Nikomedes’le sevgili olduklarına ilişkin dedikodular hızla yayıldı. Caesar bu ithamları şiddetle reddetti ancak yaşamı boyunca bu tür iddialarla uğraştı. Klasik dönemde eşcinsellik, modern toplumlardakinden farklı bir şekilde görülüyordu. Yunanlar ve Romalılar, bir erkeğin yatakta bir kadına veya bir adama bağlanmasıyla ilgilenmezlerdi. Eşcinsel ilişkiye girmek utanç verici değildi; utanç verici olan bu ilişkinin olumsuz sonuçlarına maruz kalan tarafta olmaktı. Romalı erkekler cinsel isteklerini tatmin etmek amacıyla erkek köleler satın alabilirlerdi. Bu durum halkın gözüne sokulmadığı sürece özel bir konu olarak görülürdü. Ancak hür ve yetişkin bir erkeğin kendisini başka bir adamın cinsel eylemleri için kullandırması akla hayale sığmazdı. Caesar kendisine yapılan bu hakaret karşısında pek çok Romalıdan daha hoşgörülü olabilirdi ancak siyasi rakipleri onun gençliğinde Nikomedes’le bir ilişkisi olduğunu söylediklerinde küplere binerdi. Bu suçlama, Galya’dan zaferle döndükleri yıllarda bile askerlerin söylediği müstehcen şarkılara konu oldu: “Caesar Galya’yı fethetti ama Nikomedes de Caesar’ı fethetti.”
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Tarih
Roma’da Din Yapısı.
Din, Caesar’ın yaşamında önemli olmalıydı ancak antik Romalıların inançları günümüzdeki Batı dünyasının geleneklerinden oldukça farklıydı. (…) Modern çağdaki dinlerin çoğunun aksine bir insanın Roma dünyasının kutsal güçleri konusunda neye inandığı önemsizdi. İnanca ilişkin öğretiler ve meslekler bulunmuyordu; önemli olan bir kişinin tanrılara karşı eylemleriydi. Toprağa şarap dökülmesi ve hayvan kurbanıyla tanrıların lütfu kazanılabilirdi. Tanrılar bunun karşılığında saygılı Romalıları ödüllendirirlerdi. Din adeta bir iş ilişkisi gibiydi ve duygulara dayanmıyordu. İnanç, Romalıların söylediği gibi do ut des, “(tanrıya) ver ki (o da) sana versin,” temelindeydi. Esasen Romalılar, başta Doğu Akdeniz’den gelen dinler olmak üzere, duygulara dayanan ibadetlere şüpheyle bakarlardı.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Tarih