Sarhoş olmaktan, göbek şişirmekten, kadınlarla düşüp kalkmaktan, yan gelip yatmaktan vazgeçmedikçe size ne ilaç kâr eder, ne dağlama, ne kesip biçme, ne büyü, ne de muska!
Gece, iki buçuk saat boyunca ezilip helmeleşen iç organlarının döşemeye yapıştırdığı böcek, iki buçuk saat boyunca ölmeyi sürdürmüştü ve hala bitirememişti. Son ayağıyla bir ileti ulaştırarak, şaşılacak bir biçimde ölmeyi sürdürüyordu. Ama kimsenin bilmediği bir pansiyon koridorunun karanlığında, gecenin üçünde, kim alabilirdi ki iletisini? İki buçuk saat boyunca, diye düşündüm, sağ kalan bacakta biriken son yaşam parçası, sürekli olarak aşağıya, yukarıya giderek adalet istemişti. Bir çocuğun ağlaması dünyayı zehirlemeye yeter, diye okumuştum bir yerlerde. Yüce Tanrı, bazı şeylerin olmamasını ister ama engelleyemez bunları, çünkü kendisi kararlaştırmıştır. Ama bizim üstümüze de bir gölge düşer. Terliğimle böceği ezdim, döşemenin üstünde sürüyerek, kül rengi uzun bir çizgiye dönüştürdüm.
Şimdi, köpek sustu artık, uyumakta olan Maria rahatladı, sanki gülümsedi, sesler kesildi, ana sustu, kanaryanın huysuzluk belirtileri kalmadı, gece yeniden yorgun evin üstünden geçmeye koyuldu, ölüm, kaygılarını yaymak için dünyanın başka yerlerine gitmişti.