Yapmakla olup bitseydi bu iş,
Hemen yapardım olup biterdi.
Döktüğüm kanla akıp gitse her şey,
Bir vuruşta sonuna varılsa işin,
Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen,
Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı,
Öbür dünyayı gözden çıkarır insan.
Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.
Verdiğimiz kanlı dersi alan
Gelip bize veriyor aldığı dersi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nasıl günümüzde özgürlük bir devletin yurttaşlık düzeyinden ayrılamayan bir nitelikse, Ortaçağ'da özgürlük, bir kentin yurttaşlık düzeyinin ayrılmaz bir niteliğiydi.
Bir Alman atasözü, "Kent havası özgür kılar" (Die Stadluft macht frei) der. Bu gerçek, her yerde geçerliydi. Özgürlük, eskiden beri ayrıcalıklı bir sınıfın tekelindeydi. Kentler aracılığıyla, bir kez daha yurttaşın doğal bir niteliği olarak toplumda yerini almıştı.
Kuşkusuz, hükümdarın kuramsal olarak tüm güce sahip olduğu halde, gerçekte bağımsız olan temsilcilerinin kendisine bağlılığına dayandığı bir devletten daha güçsüz bir şey yoktur.