serap

Anneleri dünyayı yaratmış, ardından babaları gelip kitaplara yerleştirmişti sanki
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Uzun ama güzel oldu :)
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 01:58
Iris Murdoch’un okuduğum üçüncü kitabı olan Rüya Sakinleri, daha önce okuduğum Kara Prens ve Deniz Deniz ile zihnimde ister istemez bir karşılaştırmaya girdi. Ben yazarın romanlarını genelde nehirlere benzetiyorum. Deniz Deniz ve Kara Prens, ilgi çekici başlangıçlarıyla sizi akıntıya davet eden, ilerledikçe yatağı genişleyen, yer yer durulan ama sonra yeniden daralıp hızlanan sular gibi. O kitapların sonunda, “iyi ki bu sıkıntıyı çekip bu yolculuğa girmişim” derdim. Rüya Sakinleri ise bu iki kitaptan oldukça farklı bir akışa sahip. Daha çok sürekli çağlayan bir nehir gibi: baştan sona aynı tempoda, aynı hızda ilerliyor. Okura durup soluklanacağı çok alan bırakmadan, yer yer girdaplar oluşturarak akıyor. Kitabın orijinal adı Bruno’nun Düşü olmasına rağmen Türkçede Rüya Sakinleri olarak çevrilmiş. Bana kalırsa bu tercih daha isabetli. Çünkü roman tek bir karakterin etrafında dönmüyor; aksine birden fazla karakterin iç dünyasına açılıyor. Anlatıcının gözünden, bu karakterlerin hem kendilerini hem de karşılarındaki insanları nasıl algıladıklarını görüyoruz. Daha doğrusu, insanları oldukları gibi değil, kendi zihinlerinde kurdukları “düş kalıpları” içinde değerlendirdiklerine tanık oluyoruz. Karakterler zaman zaman geçmişlerinden pişmanlık duyuyor, zaman zaman “neden” diye sorguluyor. Sevilmek, onaylanmak istiyorlar; bu ihtiyaç karşılanmadığında ise kırılıyor, hatta isyan ediyorlar. Bu yönüyle son derece insani, kusurlu ve gerçekçi karakterler çizilmiş. Murdoch’un diğer iki romanında olduğu gibi güçlü ve vurucu bir finalle karşılaşmadım. Bu, benim okuma beklentim açısından bir eksiklikti. Ancak buna rağmen, kitabın kesintisiz akışı ve zihinsel yoğunluğu beğenimi kazanmayı başardı. Son olarak dikkatimi çeken bir başka nokta ise yazarın karakter tercihleri oldu. Murdoch
Rüya SakinleriIris Murdoch · Ayrıntı Yayınları · 1999135 okunma

serap

, bir kitap okudu
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 01:58
·
2026 32. kitabı
Iris Murdoch
7.8/10 · 135 okunma
İnsanlar şeytan değildir, çok daha karmaşıktır.
Sayfa 185·Kitabı okudu
Kendine ezoterik
3/10
·331 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 20:59
Eveeeet, bu tarz ezoterik ve mistik konular hep ilgi çekici olmuştur ama bundan 2-3 bin yıl öncesi için birinci derece tanık gibi kesin konuşulması daha ilk baştan olumsuz etki bıraktı bende. Hz. İsa’dan naklettiği metinlerin güvenilirliği yok, Muhiyydin Arabi’den aktardıklarının yok. Ayetleri kendine göre yorumlamış ve neye inanıyorsa ona uygun metinleri şaibeli gösterip, kendi inancına uygun halde sokmuş. Hz. Musa ve hz. İsa yı anlatırken kullandığı dil ile hz. Muhammed’i anlattığı dil birbirinden tamamen farklı. Biri üstün hayranlık içerirken diğeri üstü kapalı olarak sadece yağma ve can almak için galeyana gelen, sinirlenen, öfkelenen cahiliye dönemi insanlarının benzer özellikteki lideri gibi anlatılmış. Bu da beni rahatsız etti. Ayrıca açık açık Allahın üzerinde bir sistem olduğunu savunurken, kurban ve haccı, manasını bugün bile kimsenin bilmediği sadece adet olarak bugünlere ulaşmış ritüeller olarak tanımlıyor. Namazın maneviyatı ile ilgili söylediklerine katılsam da sonunda bunun Allah rızası için değil tamamen meditatif yanımızı güçlendirmek için yaptığımızı söylemesi tüm anlamı yerle bir etti. Namaz önce Allah rızası, sonra ruhsal arınma ve imanı kuvvetlendirmek için yapılır. Böyle de bağlayabilirdi. Ama yazar nedense kendi inandığı şeylerin dışındaki tüm geleneksel anlamları reddediyor. Yazdıkları aklı çelinmeye müsait okuru etkiler. Ben gerçekçi bulmadım
Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç PeygamberErgun Candan · Sınır Ötesi Yayınları · 2000341 okunma