Çiçekler artık sarı değil. Çiçekler dallardan bir bir düşüyor. Dünyanın bütün ağaçları teker teker kıracak birazdan dallarını. Bir çocuk acıyınca çünkü, her şey, herkes kırılmalı.
Yani başlangıçta elinden geleni yapacak aslında ama nasıl desem, elleri parçalanacak zamanla, elinden bir şey gelmez olacak. Sevilmeyenler çünkü, sevmeyi de bilmezler, beceremezler yani.
Hep başkalarını düşünerek yaşanır mı hayat? Bazen kendimi Adalet’in oyuncaklarına benzetiyorum, biliyor musun? Onlardan da sefil. Pilli trenler bile gidiyor, yürüyen bebekler yapmışlar Salih. Bir ben buradayım böyle, kıpırtısız.
Ben ancak canını yaktığım birini sevebildim. Bunun suçluluğunu, sevdiğimin canımı yakmamış ve hiç yakmayacak olmasının sevincine ekleyip öyle taşıdım. Bu belki kötü, belki de sadece korkak olduğumun kanıtıdır, emin değilim.