Seriye devam etmek uzun zamandır görüşmediğim çocukluk arkadaşımla buluşmuşum gibi hissettirdi. Çok yoğun özlem dolu ve nostaljik duygular ile okudum. İpek ongun bu seriyi iyi ki de yazmış.
“Gerçek ıstırabı
hissetmem gereken bir zamanda, duygularımı bastırdım. Şiddetli acı çekmeyi
kabul etmemek için, olanlarla gerçekçi biçimde ve doğrudan yüzleşmekten
kaçındım. Sonuç olarak da bu şekilde içi boş, cansız bir yürekle yaşıyorum
şimdi.
Birbirlerinden farklı sebeplerle kaybettikleri eşlerinin yoklukları ile baş etmeye çalışan erkeklerin hayatlarını okuyarak aslında her iki cinsiyetinde birbirleri üzerlerindeki etkisini yalın ve akıcı bir dille bize göstermeyi başarıyor Murakami.