O yazı ve öncesindeki kötü yılları bütün acı detaylanıya hatırlıyordu.
Yavaş yavaş çöken depresyonun tadı ve ne hissettirdigi de aklındaydı. Bir kavanoz dolusu reçel gibi ihtiyaç duyulan havayı
emiyor, siz ve dünya arasında bir bariyer kuruyordu. En kötü kısmıysa bariyerden bakınca neler kaçırdığını görebilmesiydi.
Ama uzandığında dokunabildiği tek șey soğuk, sert bir camdı.
Birisi, gençlerin uyumlu olup fedakârlık yapabilmesi için umuda ihtiyaç olduğunu ancak günümüzde umut olmadığı için gençlerin bu gerekliliği bile hissedemediklerini söyleyerek elli yaşlarındaki kadını afallattı.