Ne aşk, ne ayrılık acısı, ne de arada bir kapınızı zorlayan başıbozuk varoluş sancıları, hiçbiri bir yarın olmayışının ruhta açtğı gediğin yanına bile yaklaşamıyor.
Bir adamın ya da çocuğun bir şeyi çok
istemesini sağlamak için o şeyi erişilmesi
güç bir hale getirmek yeter. Tom da bu
kitabın yazarı gibi büyük ve bilge bir filozof olsaydı, iş denen şeyin mecburen yapılan bir şey, oyunun ise mecburen yapılmayan șey olduğunu anlayabilirdi. Bu da neden yapay çiçek yapmanın ya da ipte cambazlık etmenin çalışmak, kuka devirmenin ya da Mont Blanc'a tırmanmanın eğlence olduğunu anlamasına yardımcı olurdu. ingiltere'de bazı zengin beyfendiler yazları dört atlı arabalarla günde yirmi otuz mil yolculuk ederler, çünkü bu ayrıcalık onlara epeyce paraya mal olur; ama birisi çıkıp da onlara bu iş için ücret önerseydi artık yaptıkları șey çalışmak olurdu ve derhal istifa ederlerdi.