"Gerçek dünya görülmez, sezilmez, duyulmaz; ne tadı ne
de kokusu vardır. Gerçek dünya, aklın hareketidir. Bu hareketin nerede, nasıl başladığı, amacının ne olduğu ve nerede, ne zaman, nasıl sona ereceği kavranamaz. Akıl, maddedir;
taştan daha sağlam, ışıktan daha hızlı. Bütün öteki maddeler gibi akıl da hep durağanlık arar; böylece hareketleri gitgide yavaşlar, yavaşlar. Aklın nesnede reenkarnasyonu
denir buna. Başka bir deyişle, aklın nesnede maddeleşmesi.
“Ben, fikir olarak ortada kalıyor, duruma tamamen bilimsel yaklaşıyor cinsiyetin fizyolojik sınırlamaları hakkındaki bilgilerime dayanarak konuşuyordum. O zamanlar hiçbirimiz kadınlar konusunda gelişmiş fikirlere sahip değildik.”
Tasarım gerçeğin ta kendisidir. İnsan bir kez tasarlasa, düşünde canlandırsa gerçekleşmemesi için neden yoktur. Tasarı belki kolaylıkla saldırıya uğrayabilir, ama kesinlikle yok edilemez.