Boris Akkan

Boris Akkan
@borisakkan
“Incipit vita nuova..” ɴᴇᴏ ᴄᴜʟᴛᴜʀᴇ ᴛᴇᴄʜɴᴏʟᴏɢʏ
127
8/10
·265 syf.··
2026 15. kitabı
Eveeet... Burhan Akgül’den okuduğum ikinci kitap da bitmiş oldu. İlk söylemek istediğim ve benim için belki de en önemli şey; yazarın bana Huzursuz Semazen’i okurken hissettiğim o durgunluğu bu kitapta yaşatmaması. Kitap, kapakta da göründüğü gibi gerçekten görme engelli bir kedi üzerine yazılmış. Kendisini zaten TikTok’tan takip ettiğim için kahramanımızı görme fırsatım olmuştu. Açıkçası bu konu üzerinden bu denli heyecanlı bir kitap yazılmasını hiç beklemiyordum. Kişi kendinden bilir işi; ben çok daha duygusal, insanları ağlatacak cinsten bir eser olacağını düşünmüştüm. Bana bu kedi hakkında bir kitap yaz deseler, kesinlikle çektiği zorlukları ve çileleri anlatan bir yol çizerdim. Ama yazarımız öyle yapmamış; ayakları üzerinde dimdik duran bu canlıyı mitolojik karakter Bastet ile ilişkilendirmiş. Gözünün olmayışını nesiller boyu aktarılan bir onur simgesi olarak göstermiş ve onu binlerce yıl süren bir intikam arzusunun ana karakteri yapmış. Kitapta her karakterin gözünden baktığımız bölümler yer alıyor. Ama kesinlikle en çok sevdiğim kısımlar, yazarın kendisini anlattığı bölümlerdi. Yalan yok, kendisini yakından tanıma fırsatım olmadı ama bu bölümler sayesinde sanki onun en büyük sırdaşı benmişim gibi hissettim. Kitabı alacak olanlar da kesinlikle böyle hissedecektir. Umarım ben de hayatımda yeni başlangıçlar yapmak istediğimde onun kadar cesur olabilirim :) Gelelim kitaptaki teknoloji ve devlet anlatımına... Yapay zeka meselesinin sık sık dile getirilmesi, belki de kitabın en sevmediğim tek yanıydı. Bu fikrim, yapay zekanın bize yol gösterecek bir rehber ya da arkadaş olamayacak kadar duygusuz bir icat olduğunu düşünmemden kaynaklanıyor. Maalesef gerçekte kitapta aktarıldığı kadar masum olduklarını düşünmüyorum. Yine de gündelik hayatı kolaylaştıran taraflarını
1000Kitap
Beyaz Melek'in AteşiBurhan Akgül · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20261 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·93 syf.··
2026 14. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 15:48
ABARTACAĞIM BELKİ AMA ŞİİR DEDİĞİN BÖYLE OLMALI. Okuduğum kaçıncı şiir kitabı bilmiyorum lakin önceki şiirlerin inceleme metinlerinde yazarların kendilerine özgü dil kullanıp anlamı zorlaştırdıklarından bahsettim. Burada öyle bir durum yoktu ve bilin bakalım okurken kim gerçekten huzur hissetti: ben! Düzyazı gibi şiir okunmamalı, tadını çıkararak üzerine düşünmeye fırsat buldukça okunmalı ama adamın kalemini o kadar sevdim ki okudukça okuyasım geldi, değil doksan küsur sayfa bin de yazsaydı okurdum.
1000Kitap
Çocuksun SenAhmet Telli · Everest Yayınları · 20233,470 okunma
8/10
·241 syf.··
2026 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 21:58
Çok fazla beklenti ile başladığımı söylemek istiyorum. Hiçbir zaman kitapları konusuna bakarak alan biri olmadım ama keşke bu kitabı aldırmadan evvel baksaymışım. Duygusal eserleri çok seven biriyim, okurken beni ağlatan eserlerin aşığıyım. Lakin beklediğim gibi bir aşk romanı çıkmayınca ufaktan bir soğudum. Aslında soğuma sebebim aşk romanı olmayışı değildi. Kitabın adının bir şarkıdan geliyor oluşuydu. Şarkı galiba kitaptan sonra gerçeğe dönüştürülmüş. Gidip şarkıyı dinledim ve etkilenecek bir tarafını bulamadım. Her şeyde çok derin anlamlar aramayı bırakmalıyım belki de? Distopik bir eser. Okurken çok ağır hissettirdiği yerler oldu. Hayatımı bir organ bağışçısı olmak için yaşadığımı, hayallerimin olamayışını, beraber gülüp eğlendiğim insanların bir bir yanımdan ayrılacak olmasını düşününce ezildim bu ağırlık altında. Daha kötüsü ise insanların gözünde bir hiç kategorisinde yaşamaya devam etmek. Sırf onların aile tablosu bozulmasın diye gözden çıkarılan oluşumu bilmek. Bilemiyorum.... Beklentim dahilinde olmamasına rağmen çok güzel dönüşler ile gözüme girdi bu kitap... "Beraber gülüp eğlendiğim insanlar" falan dediğime bakmayın. Kitaptaki arkadaşlıklarda doğru hissettirmeyen durumlar vardı. Yıllarını beraber geçirmişsin lakin kimse kimseye güvenmiyor? En yakını olarak gördüğü arkadaşları sözel bir darbe yiyince sevinilmesi veya? Fakat elbette burada da anlaşılır bir durum vardı. Bu çocuklar gerçek bir aile bağı, dost, kardeş sevgisi ya da "normal" bir sosyal öğrenme süreci yaşamadıkları için, sevgiyi ve arkadaşlığı da el yordamıyla, birbirlerini yaralayarak öğrendiler. Gel de üzülme onlar için. Nobel ödüllü bir eser olmasından da bahsetmek isterim. Kitabın %75lik kısmında Türk yazarlarımızın çok daha iyi iş çıkaracağını, Ishiguro'nun söylemek istediği, uzun uzun
1000Kitap
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
5/10
·252 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 14:52
Yanlış düşünmeye başlamış olsam dahi (bilmiyorum henüz ne düşündüğümü), bu kitaptan sonra Jane Casey kaleminin sandığım kadar da iyi olmadığına karar verdim ve "Beğendiğim Yazarlar" listesinden de çıkaracağım sanırım. 14 kitabını okudum fakat geriye dönüp bakınca 14 kitabın da gidişat bakımından birebir aynı olduğunu fark ettim. Olaylar yaşanır, karakterimiz fazla uzun olan burnunu her yere sokar, o sırada özel hayata dair ayrıntılar serpiştirilir, karakterimiz son darbe olarak başını belaya sokar - ama elbette hiçbir şey olmaz - ve sonunda mutlu mesut yaşarlar. Serinin ennnnn saçma bulduğum kitabı buydu ve neyse ki aynı zamanda son kitabıydı. Geçenki kitapta karakterin fazla merkezde olduğundan bahsetmiştim ve maalesef burada da durum yine aynıydı. Etrafındaki herkes durumun farkında olmasına rağmen yani gereksiz yere kahramanlık taslamaya çalıştığını bilmelerine rağmen inatla bu tutumun devam edilmesi hiç hoşuma gitmedi. Karakterimiz için bir kez daha Will ve Ryan birbirine girseydi kitaptan içeriye dalıp Jess'i parmaklıklar ardına koyardım bir daha da çıkarmazdım. Önceki incelemede yazdıklarımı yineleyeceğim. Dedektiflik kitabı olmasaydı çok daha seveceğime inanıyorum. Çünkü dedektifliğe dair bir şey yok. Memur bey görevini yapmak için işin okulunu okusun ama genç bir kız çıksın üç kitaptır olayı kendi başına çözsün. Çok uçuk bilmem anlatabiliyor muyum. Ama polisiye aradan çıksaydı sırf Jane Casey yazmış der ve oturur okurdum yine üç kitabı. Özel hayatında daha merak uyandırıcı olaylar vardı. Wattpad kitabı gibi hissettirse bile, çok klişe anlatımlar olsa bile ve de çok klişe olaylar yaşansa bile... Beğenmediğimi daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum.
1000Kitap
Üçe Kadar SayJane Casey · Olimpos Yayınları · 2020622 okunma
7/10
·160 syf.··
2026 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 06:28
Kitap dört bölümden oluşuyor. Benim için en anlamlı ve etkileyici şiirler "Kırmızı Karanfil" bölümündeydi. "Rüzgâr Saati" de benzer bir etki yaratsa da, tüm sinirimi "Kestim Kara Saçlarımı" bölümünde topladım. Bu bölüm kitaptaki genel beğenimi düşürdü; o olmasaydı puanım net 10/10 olurdu. Şiire olan mesafem hâlâ aynı. Kelimelerle bu kadar oynanmasına, o dolambaçlı yapıya kızıyorum. "Neden okuyorsun o zaman?" derseniz; düz yazı metinlerden, kitaplardan yoruldum. Bir tür kafa dağıtma veya mola verme ihtiyacıyla şiire başvurdum ve bu noktada şiirlerin katkısını inkar edemem elbette. Tek tek şiir analizi yapamam. Sadece "Kırmızı Karanfil"i okurken, bazı cümleleri tam çözemediğim anlarda bile üzerimde bıraktığı o pozitif etkiyi bilirim ve söylemek isterim. Daha teknik veya "anlamlı" bir inceleme kasmaya gerek yok; şiir, okuyanda bıraktığı etkiyle güzel. Gerisi zaten okurun kendisine kalmış.
1000Kitap
Kırmızı KaranfilGülten Akın · Yapı Kredi Yayınları · 20191,725 okunma