gözlerinizin önündeki milyonlarca insan, hepsi doğuştan akıllı, iyi ve soylu insanlar, ancak hepsi de çaresiz ve yetim gibiler. onlara bakacak kimse yok. biz insanlara ne veriyoruz? onları düşünüyor muyuz? gerçekten de, milyonlarca insan arasında kaba, tembel, sarhoş ve kötüler var. acımasızlar ve tek bildikleri sahtekarlık. genellikle kötü şartlarda yaşıyorlar. fakat bilgisizlikleri için onları suçlayabilir miyiz? tek sorun talihsiz oluşları. hata bizim suç bizim. ve tek değil, düzinelerce suçtan bahsediyorum. insanlara, milyonlarca kardeşimize karşı işlenen suç.
halbuki insanın bir de dimağı vardır ki yemek, yatmak, eğlenmek gibi şeylerle alakadar olmayan birtakım ihtiyaçlar taşır. kendine yakın bir arkadaş arar. kendisine yardım edecek (maddi veya manevi yardım edecek) diğer bir insan ister ve bunun mümkün olabilmesi için yardım isteyen diğer insanlara yardıma hazır bulunur. sonra muhakkak sevilmek ister, bunun için de başkalarını sever. düşün, dünyada yalnızlık kadar feci şey var mıdır?