Okura Önsöz
Sevilla’da bir deli varmış, dünyada hiçbir delinin aklına gelmeyecek kadar gülünç ve saçma bir fikre aklını takmış. Kamıştan, bir ucu sivri bir boru yapmış; sokakta veya başka bir yerde bir köpek gördüğünde, bir ayağın köpeğin arka ayaklarından birinin üstüne bastırır, öteki ayağını eliyle tutup kaldırır ve boruyu köpeğin uygun yerine yerleştirip üfleyerek, top gibi yuvarlak hale getirirmiş. Ondan sonra karnına iki şaplak atıp bırakır, her zaman etrafına biriken çok sayıda seyirciye şöyle dermiş: “ Saygıdeğer beyefendiler, bir köpeği şişirmek kolay iş mi sanıyorsunuz yoksa?” Zat-ı âliniz, bir kitabı yazmak kolay iş mi sanıyorsunuz yoksa?
Sayfa 450 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
Bunun üzerine, bir maymun çevikliğiyle, saçlarını arkaya attı, gözlüğünü çıkardı; az önce bu kitabın başka yerinde de sözü geçen iki pamuklu boru parçasını burnundan çıkarıp gizledi; şapka çıkarır gibi yüzünü çıkardı.
Sayfa 673 - Cilt 2·Kitabı okudu
Reklam
Genellikle ayaklanmaya başladığında; uyaran, çağıran, toplayan trampet ve boru sesleri duyulduğunda, dükkancı, “Saint-Martin Sokağı’nda kavga patırtı çıktı galiba,” demekle yetinir.
Sayfa 287 - Cilt 2·Kitabı okudu
Kurt, hiçbir zaman sürüsüne köpek almaz.
1000Kitap
Türk'ün kaçınılmaz kaderi
Bu budun, hiçbir zaman rahat bir hayat yaşayamayacak mı Apraş? Sürekli cenk etmememiz gereken yağılar mı olacak?
1000Kitap
Göğe bakalım
"Ne yaparsın burada Demirdağlı?" "Göğü izlerim üstat." "Neden?" "Bunca sıkıntıyı bir anlığına unutmama yardımcı oluyor."
1000Kitap
Reklam
Reklam