Vakit tamam, bir yerden başlamak lazım.
Karşılıksız severek başarırız insan olmayı, azdan daha az hayat.
Yâ Deliler Şeyhim.
Ben bir adamın derdiyle bu haldeyim.
Sana Allah’ın dostu diyorlar.
Nasıl saçımı başımı gördün?..
Dedi ki, bundan ders aldım.
İkincisi bir çocuktu.
Bir mum yaktım!..
Nereden geldi bu ışık?..Dedim.
Ya Hayyum Ya Kayyum Püf dedi ve söndürdü mumu ve nereye gittiyse oradan geldi Pirim Dedi.
Sakın ârşın nurundan ümit kesme, vermeyi istemeseydi, istemeyi vermezdi, zira aşkın özü insan ise sadece bir surettir.
Bense, hep istemediğim hayatı yaşaya yaşaya, istediğim hayatın nasıl bir şey olduğunu unuttum gitti.
Anladım ki benden daha üstündü O.
Üçüncüsü bir sarhoştu..
Yapma oğlum bak, hem günâh, hem de ahiretin mahvolacak, yerlerde çamurlanacaksın, batacak üstün başın!.. deyince.
Boşversene Yâ Aklı Kıt Adam Dedi.
Beni bir kova su temizler ama sen bende kusur gördün, kusur görenindir, seni hiçbir şey temizleyemez dedi Fakir.
Sakın ârşın nurundan ümit kesme, vermeyi istemeseydi, istemeyi vermezdi, zira aşkın özü insan ise sadece bir surettir.
Ne ölümün hüznü, ne hayatın neşesi var.
Nasılsın samimiyetsizliği ile iyiyim sahtekârlığı
arasındaki bir yerde putperest insan.
O bütün hasretimiz bir kabristanda kaldı.
Sanki gelmiş dile, çarparak kayalara hasret deniz dalgası gibi.
Yetmez mi diyor, karada çektiğiniz?..
Dünya hayatında vaktiyle yediğimiz naneleri temizler belki diyerek sabrediyorum dedi Pirim.
Sakın ârşın nurundan ümit kesme, vermeyi istemeseydi, istemeyi vermezdi, zira aşkın özü insan ise sadece bir surettir.