“ahahaha boşversene bunu bile kendisi bulamamıştır.”
Hayat asla sahnelenemeyecek bir oyunun sonsuz tekrarından ibaret.
Film
Bugün bi yazı okudum şöyle diyordu
Boşversene senden sonrakinede seni seviyorum demiyecekmi?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Boşversene İnsanlık ahmak - Anlamazlar ki seni- Sende Sanatla öldürürsün yalnızlığını be çocuk.- O üç büyük devi çıkar ortaya İyi çalış ve unutma Çalışmaktan başka hiçbir şeyin yok bu zalim hayatta - Boşver kötü bilsinler seni Suçlayarak baksınlar,kötü şeyler yapmışsın gibi İğrensinler senden masum bileklerine taksınlar kirli kelepçelerini. Yıkılmazsın sen bilirim ben seni. - Kurtulur belki bir gün insanlık ahmaklıktan Çıkaracağın devler öldürecektir yalnızlığını Lilithi sev ve unutma -Kötülüğün yolu bazen iyiliğe çıkar,kötülük bazen çok daha iyidir masumiyetten.- Unutma o senin için gelecektir. Yılma çocuk niye yılacaksın ki ? Yılmamaktan başka var mı bir şansın ? Yıkılma - İntiharın yıkılışındır asla yıkılma- İnsanlık geliştiğinde olmazsın belki hayatta Yitip gidersin bir toprağın altında öylece - Belki bir gala gecesinde Belki bir tiyatro perdesinde Belki bir aile bir dvd sefasında Filmin sonunda Çıkaracağın üç devin Üçünü de gözyaşları içinde alkışlayacaktır. - Başardın Öldü yalnızlığın.
Edebiyat
Boşversene… Neden üzülüyorum ki? Zaten düzelmeyecek bir şey için, küçük bir çocuk gibi mızmızlanmaya değer mi? Ağlamanın, şikâyet etmenin ne faydası olacak? Evet, çok üzülüyorum, hem de çok. Sürekli kendimi parçalamak istiyorum. Ölmek istiyorum. Yine de güzel bir gelecek hayal etmekten kendimi alamıyorum. Çevremdeki karmaşa üzerime gelse de, bana zarar verse de ölmüyorum. Acı içinde kıvranarak yaşamak istemiyorum. Sevgiden mahrum kalmak istemiyorum. Az kaldı, düzeleceğim.
Bulacağım elbette aradığım o yeri...
Boşversene sen niye beklemeli Sıktı artık bu kent beni Çekip gitmeliyim hiç düşünmeden Bulmalıyım aradığım o yeri Şiirmiş, bilgelikmiş, her neyse Ne varsa benden kalsın geride Kalsın o yalanlar, o yalan ilişkiler de Ve ölümler ki sevdanın ikiz doğurduğu Yetsin, taşımak istemiyorum hiçbirini yedeğimde.
Ona Çeyrek Var - Kavli Garib Çoban
Vakit tamam, bir yerden başlamak lazım. Karşılıksız severek başarırız insan olmayı, azdan daha az hayat. Yâ Deliler Şeyhim. Ben bir adamın derdiyle bu haldeyim. Sana Allah’ın dostu diyorlar. Nasıl saçımı başımı gördün?.. Dedi ki, bundan ders aldım. İkincisi bir çocuktu. Bir mum yaktım!.. Nereden geldi bu ışık?..Dedim. Ya Hayyum Ya Kayyum Püf dedi ve söndürdü mumu ve nereye gittiyse oradan geldi Pirim Dedi. Sakın ârşın nurundan ümit kesme, vermeyi istemeseydi, istemeyi vermezdi, zira aşkın özü insan ise sadece bir surettir. Bense, hep istemediğim hayatı yaşaya yaşaya, istediğim hayatın nasıl bir şey olduğunu unuttum gitti. Anladım ki benden daha üstündü O. Üçüncüsü bir sarhoştu.. Yapma oğlum bak, hem günâh, hem de ahiretin mahvolacak, yerlerde çamurlanacaksın, batacak üstün başın!.. deyince. Boşversene Yâ Aklı Kıt Adam Dedi. Beni bir kova su temizler ama sen bende kusur gördün, kusur görenindir, seni hiçbir şey temizleyemez dedi Fakir. Sakın ârşın nurundan ümit kesme, vermeyi istemeseydi, istemeyi vermezdi, zira aşkın özü insan ise sadece bir surettir. Ne ölümün hüznü, ne hayatın neşesi var. Nasılsın samimiyetsizliği ile iyiyim sahtekârlığı arasındaki bir yerde putperest insan. O bütün hasretimiz bir kabristanda kaldı. Sanki gelmiş dile, çarparak kayalara hasret deniz dalgası gibi. Yetmez mi diyor, karada çektiğiniz?.. Dünya hayatında vaktiyle yediğimiz naneleri temizler belki diyerek sabrediyorum dedi Pirim. Sakın ârşın nurundan ümit kesme, vermeyi istemeseydi, istemeyi vermezdi, zira aşkın özü insan ise sadece bir surettir.