Sefa Demir

Sefa Demir
@bowerick
9 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
10/10
·712 syf.··
2022 158. kitabı
Erich Fromm, insandaki yıkıcılığın kökenini insanın içgüdüsel olarak benimsediği ve kalıtımsal olarak aldığı bir şey olarak görmek yerine kişinin yaşadığı çevreyle ilişkisi nezdinde oluşturduğu karakterinin tutkularında bulur. Yani aslında savaş insanın doğasında vardır gibi bir anlayışa karşı çıkar. Kitapta Sigmund Freud ve Konrad Lorenz'in önderi olduğu içgüdücülük ekolüyle, B.F Skinner'ın davranışcılık ekolünü eleştirel incelemeye tabi tutulur. Freud önceleri libido ve kendini korumayı insana egemen olan iki güç olarak gördüğü yerde sonraları Eros(yaşam) ve ölüm içgüdüsünü görmeye başlar ve Lorenz'den farklı olarak Freud'a göre yıkıcılık ve saldırganlık ölüm içgüdüsünün bir dışavurumudur. Lorenz için ise saldırganlık, insanın içinde gömülü olan ve serbest kalmaya çabalayan bir uyarımdır ve bu haliyle insanın yaşamsal çıkarlarına hizmet eder. B.F Skinner'ın davranışçı kuramı ise insanın özçıkarının davranışları konusunda tek yetke olduğu ve bu çıkarların doyurulması durumunda insanın davranışlarının tam olarak belirlenebilceğini ve saldırğanlığı da insanın özçıkarının oluşturduğunu savunan bir kuramdır. Erich Fromm, içgüdücülüğü yıkıcı saldırganlığı içgüdüsel bir davranış olarak gördüğü, davranışçılığı ise söz konusu insan davranışı olunca duygulara ve tutkulara yer vermeyip usçu olduğu için eleştirir. Erich Formm'a göre iki saldırganlık türü vardır. Bunlar yıkıcı ve savunucu saldırganlıktır. Savunucu saldırganlık, hayvanlarda da görülen ve içgüdüsel olan, kalıtımsal olarak devralınan, insanın yaşamsal çıkarının tehdit edildiği durumlarda ortaya çıkan bir saldırganlıktır. Yıkıcı saldırganlık ise insanın yaşadığı çevreye uygun olarak geliştirdiği karakterinin tutkularının dışavurumudur. Dolayısıyla şu sonuca ulaşır ki yıkıcı saldırganlık, insanın gelişiminin bir
Psikoloji
İnsandaki Yıkıcılığın KökenleriErich Fromm · Say Yayınları · 2018337 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Sefa Demir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.··
2022 274. kitabı
Benedict Anderson
8.1/10 · 444 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2022 274. kitabı
Benedict Anderson, Hayali Cemaatler'de: milliyetçilik ve ulus kavramının nasıl varolageldiği, ne çeşit aşamalardan geçerek şekillendiği ve bu yeni kavramların farklı toplulukları hangi ölçüde nasıl şekillendirdiğini irdeliyor. Anderson'a göre milliyetçiliğin ve ulusun doğuşundaki öncel: ''kapitalizm ile basım teknolojisinin insanın dilsel çeşitliliğe mahkumiyeti çerçevesinde birbirine yaklaşması''. Bu öncelle birlikte üç kültürel tasarımın etkilerini yitirmeye başladığı yer ve zamanlarda hayali cemiyetlerin ortaya çıkacağını söylüyor. Bunlar: Ontolojik hakikate sahip evrensel din, ilahi varlığın bağışı olan hükmetme yetkisi ve ''kozmolojisi ile tarihi ayırt edilmez olan, dünyanın ve insanların kökenini özdeş kılan bir zamansallık anlayışı''. Bu cemaatlerin hayali olmasının sebebi, dil ve yayımcılığın getirdiği düşünsel farkındalık ortamında soyut bir şekilde kurulmalarından kaynaklanmaktadır. Bir ulusun varlığını oluşturan şey, insanların fiziksel benzerliği değil, dilsel yakınlıklarıdır. Bu dilsel yakınlık birbirlerinden farklı ortamlarda bulunan dolayısıyla izole olmuş insanlar arasında yayımcılık yardımıyla aynı zamanda benzer şeyler düşünüyor ve aynı olaylara tanık oluyor olmanın fikrini aşılamıştır. Yani aynı zamanda farklı yerlerdeki insanları birbirine bağlamış ve birbirlerinin farkında olmalarını sağlamıştır.
Tarih
Hayali CemaatlerBenedict Anderson · Metis Yayınları · 2020444 okunma